《 KABAHATLER KANUNU 》
Peşinden gittiğiniz cümleleriniz var mı?
(◔‿◔)
Furkan Çalışkan bir söyleşisinde;
"Hayat; akış içinde, şiir bunu durdurur." demişti.
Şairin şiirlerini okuduğumda,tam olarak bu cümlenin yanında durduğunu ,bu cümlenin peşinden gittiğini hissettim. Hızlı ve bir çok şeyi tükettiğimiz bir zamandayız. Duyguları hissetmek,hızlanan akışı,bir nebze olsun durduran önemli dinamiklerdir. Duyguları en güzel hissettiğimiz yerlerden biri de şiirdir. Şair,bu cümlenin peşinden giderek,okurlara,akış içindeki hayatın bazı yerlerinde soluklanmaya yer açıyor.
Savunma Sanatları kitabı,hayata karşı bir duruş temsil ediyordu. Kabahatler Kanunu ise;hayatın zorluklarından ziyade,bireyin iç dünyasında yaşadığı duyguları ve çatışmaları anlatıyor. İsmi neden Kabahatler Kanunu? Kitabı okuyunca şöyle düşündüm; çünkü, insan hata yapandır. Yaşam yolunda ilerlemek, zaman zaman hata yapmaya kapı açmak demektir. İnsanın olduğu yerde kabahat mutlaka olur,kanun gibi bir şey bu.. Şairin tanımıyla;"barkodsuz ve çeşitli hareketlerle" yaşamaya benziyor hayat içinde hata yapmak..
Dolayısıyla,şair,insan olmamızın getirdiği kabahatlere karşı duruşunu; kimi zaman şefkatli,kimi zaman pişman, çoğunlukla Rabb'e teslim bir duyguyla yazmıştır.
"Bize rüyanın değil,uyanıklığımızın tabiri gerek." diyen şair,kabahatlere karşı azami dikkatin ölçüsünü de,bu cümleyle ortaya koymuştur.
Her şair için aklıma gelmez ama Furkan Çalışkan 'ın şiirlerini okurken ,ruh hali bana,karşımda çok hassas bir kalp varmış gibi hissettirdi. Hani; duyarlı, empatik insanlar vardır. Toplumdaki bazı insanların 10 sn üzüldüğüne,o saatlerce günlerce üzülür. Şairin kalbi de, öyle sıkılmış, öyle dertlenmiş ki,o sıkışmışlığı sağaltmak için oturmuş şiir yazmış sanki. Bu yüzden yazdıkları dizeler,okurun kalbinde yer ediniyor,bana göre.
Kayıp, arayış, umut,yalnızlık,sevmek, sevilmek gibi duygulara ,farklı anlam katmanları ve nitelikli söz dizimleri eşlik etmiş yazarın kaleminden.
•••"Beni sev" demiyor; "Adaletin yerini bulması gibi,sev beni." diyor.
Adalet yerini bulduğunda,hangimiz huzur dolmuyoruz ki?
Şair,duyguyu güçlendiren ,huzura,insan ruhunun ilkbaharına vesile olan kelimeler döküyor ortaya..
•••"Sana veda ediyorum." demiyor ;
Sen gittin ve ben pencereleri açtım
Havasız kalmıştı dünya
Günlüklerim hiç yazmadığım
Bugün ilk defa tek bir kelime ,V E D A
Ruhun acısını bir nebze dindiren kelimeler var burada..
••• Bir hayalini; "En güzel manzaramız olabilirdi çocuk." diyerek dile getiriyor.
Belki duaya davet çıkarıyor.
••• "Sana ve sevgine güveniyorum" demiyor ; "Ulaşabileceğim bir yere koy ilaçları,senin sıcaklığında sakla" diyor.
Bu cümleler,insanın duygusal deneyimleriyle bağ kurmasını sağlıyor . İnsanın kendini ifade etmesine vesile oluyor. İnsan,şiirlerdeki bazı kelimelerin,cümlelerin terapötik yönünde ruhunu dinlendiriyor. Şiirlerdeki bazı dizeler,düşünmeyi tetikliyor ve farklı bakış açılarına zemin hazırlıyor.
İç dünyamız.. Kimi zaman coşkun huzurlu,kimi zaman darmadağın.. Orada bir şeyleri yoluna koymak istiyoruz, lâkin bazen yolu bilmiyoruz,hatta bazen o dağınıklığa isim veremiyoruz. Bu bağlamda, Kabahatler Kanunu ,bu noktada,okura yardımcı olabilecek dizelerin olduğu bir şiir kitabı diyebilirim.
Yazar,bu kitapta,bireysel veya toplumsal "kabahatlere" şairane bir bakış sunuyor.
Şans vermek ve istifade etmek isteyenlere, şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder