Kayıtlar

Kasım, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

《 ZOR KİŞİLİKLERLE YAŞAMAK 》

 Zor Kişiliklerle Yaşamak; sadece bir psikoloji kitabı değil, aynı zamanda hayat müzesinde karşılaştığımız kişiliklerle ilgili bir rehberdir. Kitap, kişilikle ilgili yapılmış araştırmalara değinerek başlıyor. Kitap, okuyucunun hem kendisini hem de çevresindeki "zor kişilikleri" ( narsist, paranoyak, histriyonik/oyuncu, obsesif, kaygılı, depresif, antisosyal, şizoid, bağımlı, edilgen-saldırgan, kararsız, kendine zarar veren ) anlamasına yardımcı olmayı amaçlıyor.  • Her bölümde bahsedilen kişiliğin özelliklerini anlatıyor. • Bu didaktik anlatımını vaka örnekleriyle destekleyerek anlamı somutlaştırıyor. Okuduklarımız zihnimizde belirginleşiyor.  • Bununla da kalmayıp örnek olayların analizleri, film ve kitap karakterlerinden örnekler, pratik tavsiyeler ile zenginleştirilmiş bir rehberlik sunuyor. • Her bölümün sonunda ise, 'bizler de zor kişiliklerden biri olabiliriz' diyerek, küçük bir anketle bu durumu test ediyor. Hem bireysel hem de toplumsal olarak farkındalık sağl...

《 A T E Ş A Ğ A C I 》

BİRİSİ Bir şey var aramızda Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek. Fakat ne kadar saklasak nafile Bir şey var aramızda, Senin gözlerinde ışıldıyor, Benim dilimin ucunda. Nihat Ulvi Akgün  ✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯ Şiir gibi bir kitaba şiirle başlamak istedim. Ruha pırıltı gibi dolan eserlerin verdiği haz nasıl anlatılır bilmiyorum.. Kelime bulmakta zorlanacağım ama deneyeyim. Çok sevdiğiniz yemeği ya da tatlıyı yerken,ağzınıza aldığınızda,sevdiğimiz tat dişlerimizin arasında parçalanırken,lezzetinin, parmak uçlarından ayak uçlarına kadar dağıldığını hissedersiniz ve ,o hazzı yaşarsınız ya... Ya da... Çoookkk sevdiğiniz birine sarıldığınızı düşünün. Sarılma hissindeki o şule,o ruhsal ıtır,o harenin vücuda yayılması, parmak uçlarından ayak uçlarına kadar,tüm vücuda yayılan sıcacık bir his... Ben bu dile ve üslûba hayran oldum. Sadece kelimeler yan yana dizilmemiş. Kelimeler nota olmuş mahur (ferah) bir beste ortaya çıkarmış. Kelimeler renk olmuş,görkemli bir sanat eseri ortaya çıkarmış. Bu s...

《 YUNUS EMRE HAYATI VE BÜTÜN ŞİİRLERİ 》

Yunus Emre'nin şiirlerini olduğu haliyle alıp okuyayım deseydim, bu kadar etkili olmazdı belki.. Abdülkadir Gölpınarlı, Yunus Emre'nin şiirlerini derlerken, okurun anlaması için üstün bir çalışma içine girmiştir. Önsöz kısmında Yunus Emre'nin yaşadığı çağ ile ilgili bilgileri aktarırken; aynı zamanda Yunus Emre'nin hayatını da anlatmayı ihmal etmemiştir. Yunus Emre'nin hayatını ve yolunu anlatırken, bu aktarımı onun şiirleriyle destekleyerek okumaya estetik bir hava katmıştır. Önsözü okuyup bitirdiğimde, şair ile ilgili gerekli bilgileri okumuş ve öğrenmiş olarak başlamak çok güzel bir giriş oldu. Ayrıca kitabın sonunda, şiirler ile ilgi açıklamalar ve sözlük kısmı da bulunmaktadır. Bu çalışma da yine, okuma serüvenini anlamlandırmak açısından çok faydalı oldu. Bu sene Kocaeli kitap fuarının ana teması "Anadolu Mayasının Esası Birliktir" cümlesiydi. Bu cümleden yola çıkarak, kıymetli büyüklerimizin gönül büyüklüğü ve birleştirici rollerinden bahsedildi. Ma...

《 D U İ N O A Ğ I T L A R I 》

Rainer Maria Rilke'nin " Duino Ağıtları " lirik(duygu yoğunluğu olan)tarzda yazılmış satırlardan oluşur. Ağıtlarını şatoda yazıp tamamlayan Rainer Maria Rilke , satır aralarında,okuyucuyu bir şatoda gezdirir gibi gezdirmiştir. Şiirlerdeki imgeler ve sembolleri şatonun kapıları gibi düşündüğümüzde;bu gezinti sırasında,kimi bölümleri ayrıntılı ve açık şekilde görmemize izin veren yazar ,kimi zaman da o kapıyı kapalı bırakmıştır. Bu da,okuyucunun kendi tecrübeleri ve duygusal dünyasıyla etkileşim kurmasını gerektirmiştir bana göre. Bu nedenle, " Duino Ağıtları "nı okurken, her okuyucunun bazı satırlarda,kendi yorumunu ve anlamını oluşturması mümkündür diye düşünüyorum ... Kitapta ,uyağın olmadığı bu satırlarda yazar,bazı yerlerde çok derin felsefik temalara değinmiştir. Bazı satırlarda anlamın kapalı olması sebebiyle, okurken biraz zorlandığımı söyleyebilirim. 48 sayfada, 10 ağıttan oluşan bu eser ,bazı satırlarda,durup üstüne düşünmeyi gerektirdi.  ""Kim...

《 M A İ V E S İ Y A H 》

 Mai ve Siyah kitabı, bir kurgudan ziyade hayatın gerçeklerini anlatan bir kitaptır. Yazar, realist bir kurguyla kitabı yazarken; aynı zamanda o çerçevenin içini doğa betimlemeleri ve edebî dil ile lezzetlendirmiştir. Servet-i Fünun edebiyatının en önemli romanı olarak kabul edilen bu eser; arka fonda, bulunduğu dönemi analiz ederken, karakterlerin psikolojik derinliğini de ortaya koymuştur.  Mai ve Siyah için; hayallerin(mai) ve gerçeklerin(siyah) yarışı mı desem, çatışması mı desem bilemedim.Kitap, mai(mavi) semadan yayılan 'elmas yağmuru ışıltısı' metaforuyla birlikte, Ahmet Cemil karakterinin yazarlık ve şöhret hayallerini anlatarak başlıyor. Aslında gerçekler her zaman siyah değildir lâkin; kitapta anlatılan gerçeklerin olumsuzluğu sebebiyle de bu renk ismi veriliyor. İnsanların hayat yolculuğunu dağa tırmanmaya benzetirim. Bazı insanlar bu yolculukta gerekli olacak tüm donanıma ve imkana sahipken, bazıları tutunacak sağlam yerler bularak ilerlemeye çalışır; çünkü ona he...

《 BEN DE AZ DEĞİLİM 》

 Serhat Yabancı, sosyoloji ve psikoloji alanında eğitimleri olan,20 yıldan fazla aile danışmanlığı tecrübesi olan bir yazar.( https://serhatyabanci.com/hakkimda/ ) . Çalışmalarını ve yaptığı işleri bu bağlantıdan görebilirsiniz.  Öncelikle bu kitap edebi bir kitap değil. Derinliği yok,alt metinler yok . Kişisel gelişim kategorisine dahil edilen kitaplardan . Ama bu kategorideki her kitap aynı değil. Serhat Yabancı'nın kitabı terapilerde, uzman psikologlar tarafından terapiye yardım amacıyla önerilen kitaplardan. Bibliyoterapiye yardım sağlayan kitaplardan. Bilimsel ve tecrübe temelli bir kitap. Hayata geldiğimizde hepimiz aynı aileye,aynı ebeveynlerin kucağına doğmuyoruz. Ebeveynler,bir insanın sağlıklı gelişimi için enn temel unsur. Onların bize verdikleri ya da eksik bıraktıkları ile hayata devam ediyoruz. Sevme,sevilme, değerli olma, hakkını arama vb özellikleri aile vesilesiyle öğreniyoruz. Buradaki eksiklikler,insanın önce kendisi için, hayat kalitesini azaltan unsurlar. ...

《 YARALARIM AŞKTANDIR 》

Füruğ Ferruhzad 'ın " Yaralarım Aşktandır " adlı eseri, onun yaşadıklarından damıtılmış, genellikle evrensel bir çerçeveye de oturtarak yazdığı şiirlerini bir araya getiren bir antolojidir. Kitabın ilk 90 sayfası Füruğ Ferruhzad'ın hayatından bahsediyor. Diğer eserlerde de önemli ama,bu eserde yazarın biyografisinden sonra şiirlerini okumak, şiirlere gerçekten anlam kattı . Kitap ;tutsak,duvar,isyan, yeniden doğuş,inanalım soğuk mevsimin başlangıcına olmak üzere 5 bölümden oluşuyor. İlk 3 bölüm; genellikle ailesinin baskısı,ilk evliliği, boşanması, çocuğunun kendisinden alınıp ömür boyu gösterilmemesi gibi duygu durumlarını yansıtan şiirlerden oluşuyor. Son iki bölüm ise,hayatına ikinci bahar getiren İbrahim Golestan ile tanıştıktan sonra yazdığı şiirlerinden oluşuyor. Son iki bölüm daha umut dolu bir hava estiriyor bize genellikle.. Genelleyerek söylersem,aşk,kadın, toplumsal baskı, yalnızlık konularına değiniyor.  Aşkın tutkulu, coşkulu yönünü anlatırken,kimi zaman...

《 A Ş K H İ K Â Y E S İ 》

 İskender Pala bu eseri ile, tarih ikliminde tasavvufî aşkı anlatıyor. Bu kitap sadece kurgu değil, aşkın derinliğini gösteren bir serüvendir. Yazar bu kitapta, modern zamanda kullandığımız aşk kelimesinin __'gerçek'__ tanımını yapıyor okurlara.. Tarihin arka dekor olarak kullanıldığı bu serüvende, beşerî aşkın karakterlerin gönlünde adım adım nasıl tasavvufî aşka dönüştüğünü okuyoruz.. Sultan Ahmet Camii’nin yapım aşamaları ve o tarihî dekoru hissederken, aynı zamanda 4 aşığın "hakikî âşk" yolculuğuna şahit oluyoruz. Ama dikkatinizi çekmek isterim; bu bir yolculuk.. Bu yolun sonuna ulaşmak öyle kolay değil.. "Kimler oraya ulaştı?" sorusunun cevabını ise, okuyacak olanlara bırakıyorum .. Kitapta, kurguya öncülük eden Kaknusia, Bahşı, İshak, Gunala isimli dört karakterimiz vardır. Yazar bu dört karakter üzerinden aşkın dört halini işliyor. Yazarın aşk dediği, modern zamanda bahsedildiği gibi hemen yanıp sönen köksüz bir duygu değil.. Aksine bu kitapta aşk; e...

《 NİŞANLIYA MEKTUPLAR 》

""Mümkün olduğunca sık yaz bana ve mektuplarımı yak, tedbirli olmak gerektiği kanısındayım. Hoşça kal... Ama sakın kendininkileri yakma!""..dese de Victor Hugo, onun mektupları günümüze kadar ulaşıyor. İyi ki de ulaşıyor.  Victor Hugo'nun " Nişanlıya Mektuplar" eseri, yazarın gençlik yıllarında nişanlısı Adèle Foucher'e yazdığı mektuplardan oluşuyor. Adéle'nin mektupları yok bu eserde,onu Victor Hugo'nun anlattığı kadar biliyoruz ancak. Adéle'nin de mektupları olsaydı,daha harika bir eser olurdu. Nişanlıya Mektuplar eseri, Victor Hugo'yu tanımaya dair,rehber niteliğinde bir eser. Fransız edebiyatında romantik akımın öncüsü olan yazarımız,romantizmin doruklarını mektuplarında yaşamıştır. Bahsettiğim romantizm,bedene,cismaniyete karşı tutkuyu ifade etmekten ziyade sevgilisi Adéle'nin ruhuna hitap eden bir sevdayı içeriyor.. Sefiller kitabında; "Ruhları sevmeyi deneyin" derken,kendi de bunu hayatına geçirmiştir sevgili...

《 BİR İDAM MAHKÛMUNUN SON GÜNÜ 》

Yine hangisini alıntılasam diye düşündüğüm, muhteşem cümlelerle yazılmış bir kitap. Bir idam mahkumunun ruh harelenmeleri,korku ve huzur arasında paradoksu..  Victor Hugo'nun " Bir İdam Mahkûmunun Son Günü" adlı eseri, ölüm cezasına mahkum edilmiş bir adamın son gününü, düşüncelerini ve duygularını anlatan, insanı zihinsel kazıya sevk eden,kısa bir romandır. İsmi verilmeyen idam mahkumu, infaz kararı açıklandığında şöyle düşünüyor: ""Hakkımda verilen karar açıklandığından beri, uzun bir hayata hazırlanan kaç kişi öldü! Genç, özgür ve sağlıklıklıyken, kafamın Grève Meydanı'na düşeceği günü göreceklerini sanan kaç kişi **benden önce** öldü! Şu an açık havada özgürce nefes alıp veren, keyiflerince dolaşan kaç kişi **benden önce ölecek!** **İNSANLARIN HEPSİ BELİRSİZ BİR SÜRE İÇİN ERTELENEN ÖLÜM CEZASINA MAHKÛMDURLAR**. O halde **durumumda nasıl bir değişiklik oldu ki?""** İnsanın yüzüne tokat gibi vuran alıntılardan biri bu,kitapta geçen... Hepimiz, bi...

《 D E N İ Z İ Ş Ç İ L E R İ 》

Fransız edebiyatının en büyük yazarlarından, romantizm akımının Fransa'da ki temsilcisi Victor Hugo, Deniz İşçileri kitabında bizlere, sürgün cezasına çarptırıldığı,Normandiya'nın Guernsey adasından sesleniyor . Victor Hugo,kitabın girişinde,üçlü bir ananke(zorunluluk,ihtiyaç)'den bahseder; 1.Dogmaların anankesi,Dogma, kelime anlamı olarak "öğreti", "inanç" anlamına gelir. Victor Hugo, " Notre Dame'ın Kamburu" eserinde dogmaların anankesini işler. Yani, kilisenin ve toplumun katı kuralları, baş karakterimiz Quasimodo'nun hayatını zorlaştırır ve onu toplumdan dışlar.  2. Yasaların anankesi, Yasa, toplumun düzenini sağlamak için konulan kurallardır. Yasaların anankesi, insanların bu kurallara uymak zorunda olmasıdır. Victor Hugo, " Sefiller " eserinde yasaların anankesini işlemiştir. Bu eserde, Jean Valjean'ın haksız yere hapse girmesi ve sürekli olarak yasalar tarafından takip edilmesi, yasaların insan hayatını nasıl etkile...

《 S E F İ L L E R 》

 Sevgili,çok kıymetli,cânım Jean Valjean; Öncelikle senin gibi bir karakterle tanıştığım için çok mutluyum. Victor Hugo iyi ki seni yazmış ve seni tanımışım. Sana yazacaklarım, aslında Victor Hugo'ya teşekkür olacak bir nevi. Çok zor zamanlardan geçmişsin. Ebeveynsiz kalmışsın. Ablan ve 7 çocuğu,eşinin ölmesi sonucunda sana muhtaç kalmış. Âşık olamayacak,duygu hissedemeyecek kadar yoksulluk yaşamışsın.İş aramışsın günlerce bulamamışsın. Çaresizlikten,yeğenlerin için bir ekmek çaldın diye,5 yıl zindanda kürek mahkûmluğu hükmünü giymişsin.Acımasızca ve haksızca oluşu seni öfkelendirmiş. Işık yok,zincirlere bağlı, kırmızı kıyafetlerle,zulüm görmüşsün. İnsanlığa kinin daha da artmış zindanda.İnsan gibi davranılmamış,bir ekmek çaldın diye. Bu devirde hayat çalıyorlar,kimseye bir şey olmuyor halbuki. Yine giden, çalınan hayatlardan oluyor.  Cezalarla 19 yıla uzayan kürek mahkûmluğu sonrasında, insanlar ve hatta köpekten bile ,hayvan kadar değer görmemek kinini artırmış. Taaa ki psik...

《 İ N S A N O L M A K 》

 Engin Geçtan, İnsan Olmak kitabının arka kapağında kirpiyi metafor olarak kullanıyor. Bu metafora göre "insan ilişkilerini" "soğuk günde karşılaşan bir grup kirpiye" benzetiyor. Kirpiler ısınmak için birbirlerine yaklaştıklarında, dikenleri birbirine battığı için tekrar uzaklaşıyorlar. Uzaklaşınca üşüyorlar ve tekrar yakınlaşıyorlar. Bu şekilde devam ederek ısınabilecekleri uzaklığı buluyorlar. Kısa ama derin olan bu metafor ile yazar, insan ilişkilerinde her anlamda olması gereken mesafeyi anlatıyor. İnsanlarla ilişki kurabilmek için ise, bireyin kendini tanıması gerektiğini söylüyor.  Kitabı okurken Ahzab-72 sürekli zihnimde gezdi; "Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir." İnsan olmak bir sorumluluktur. Bedeniyle var olmak değil, ruhuyla, ruhunun âzâlarıyla insan olmaktan bahsediyor. Et ve kemiğimizle, ruhu terbiye etmede...

《 NOTRE DAME'IN KAMBURU 》

 Romantik akımın öncüsü şair,yazar Victor Hugo'nun eseri Notre Dam'ın Kamburu, Notre Dame yapısının restore edilerek ziyarete açılmasına vesile olması amacıyla yazılmıştır. Nitekim yazar, başarılı olmuştur. Kitap vesilesiyle, Notre Dame restore edilerek ziyarete açılmıştır. Bu kitapta romantizm, realizm akımının hâkim olduğunu görüyoruz. Eser ,kim olduğu bilinmeyen ama bir tarihçi olduğunu bildiğimiz,kurgu dışından birinin diliyle anlatılıyor. Kitabın ilk 200 sayfası tarih,coğrafya, mimari, özellikle gotik mimari konularının ders niteliğinde açıklamalarıyla ilerliyor. Mesela, matbaanın icat edilmesinin mimariyi bitirdiğinden bahsetmiş,çok ilgi çekici bir bölümdü benim açımdan.. Coğrafi tasvirler çok ayrıntılı,çok merak ederek okudum ama böyle kitaplarda hayalim, Notre Dame'ı gezerken anlatılması ve o zamanda okumak:). Ne kadar merakla okusam da havada kalıyor. Hayallere ekli zaten,nasip:) . Bunun dışında karakterlerin betimlemesini de bu paragraflara sığdırmış. Kitabın baş ...