《 A T E Ş A Ğ A C I 》
BİRİSİ
Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek.
Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir şey var aramızda,
Senin gözlerinde ışıldıyor,
Benim dilimin ucunda.
Nihat Ulvi Akgün
✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯
Şiir gibi bir kitaba şiirle başlamak istedim. Ruha pırıltı gibi dolan eserlerin verdiği haz nasıl anlatılır bilmiyorum.. Kelime bulmakta zorlanacağım ama deneyeyim.
Çok sevdiğiniz yemeği ya da tatlıyı yerken,ağzınıza aldığınızda,sevdiğimiz tat dişlerimizin arasında parçalanırken,lezzetinin, parmak uçlarından ayak uçlarına kadar dağıldığını hissedersiniz ve ,o hazzı yaşarsınız ya... Ya da...
Çoookkk sevdiğiniz birine sarıldığınızı düşünün. Sarılma hissindeki o şule,o ruhsal ıtır,o harenin vücuda yayılması, parmak uçlarından ayak uçlarına kadar,tüm vücuda yayılan sıcacık bir his...
Ben bu dile ve üslûba hayran oldum. Sadece kelimeler yan yana dizilmemiş. Kelimeler nota olmuş mahur (ferah) bir beste ortaya çıkarmış. Kelimeler renk olmuş,görkemli bir sanat eseri ortaya çıkarmış. Bu sanatı güzelleştiren en önemli özellik,sayfalara serpiştirilen tefekkür tohumları. Evet,onlar bir tohum,okur okumaz kalbe düşüyor ve tohumun toprakta yayılması gibi büyüyor. Elbette büyütmek,sulamak bakmak bizim elimizde. Kitapta bir kurgu var. Kelimelerin oluşturduğu zarafet,sayfalara savrulmuş tefekkürler o kadar güzel harmanlanmış ki, kitap, kurguyla birlikte akıııpppp gidiyor. Rüzgâr, deniz kenarında ılık ılık eserken,yakmayıp ısıtan bir güneşin varlığıyla akıp giden bir zaman gibi, bu kitabı okumak.. Anlatamadım,eksik kalıyor bu zarif dil ve üslûba,bu mütefekkir kaleme. Siz okuyunca size abartılı gelir mi bilmiyorum ama ben böyle hissettim. __Ya da şöyle söyleyeyim,kelimelerin ruhu, ruhunuzda yer buluyorsa, seveceksiniz__..Bu kitabı,metaforlarını, tefekkürlerini, masalsı kelimelerini içselleştirmek için,bu dile maruz kalmam lazım. Ben Samiha Ayverdi'nin bütün külliyatını bitiririm ve başa dönüp bir daha başlarım.
Bu kitap bir tefekkür hazinesi. Hükümdarın hazinesinden hediye edilen mücevherler gibi. Misal; su nasıl bir tefekküre sevk eder, içtimai hayatta yaşadıklarımıza nasıl bakarız,onları hayatımıza nasıl dönüştürürüz gibi soruları sormuyor. Kurgu içinde öyle anlatıyor ki,kendinizi düşünürken ve şükrederken buluyorsunuz.
Bu kitabı okumak aynı zamanda güzel türkçemizin zarif kalemini,zihin ömrümüze ilave etmek demek. Mesela vicdan ezgisi,duygu züğürdü,teessürün pençesi,hislere dolanan kement,his saklambacı vb...yaaa eridim bayıldım bu tamlamalara (。✿‿✿。). Rabb'im kullanabilme gayreti versin.
İnsanların duygularını hâl dillerini anlatırken mutlaka metafor kullanmış. Onlar da tefekküre vesile,aman Allah'ım nasıl güzel(。✿‿✿。). Günlük yaşamla ilgili metaforlar,araya baharat ekler gibi serpilmiş hikâyeler, anlatıma masallık katmış.
Gelelim kurguya, mevzu aşk. Beşeri aşktan, gerçek aşka uzanan tefekkür yolculuğuna vesile oluyor,oraya varıyoruz tamam...Ama kurgu canımı sıktı. Hiçbir kadının Kadriye olmasını istemem,sevilmediği hâlde seviliyorMUŞ gibi hissetmesini, öyle düşünmesini istemem.Zarafetten, saygıdan ödün vermeyen bir ilişki olsa bile. İnsan gerçekten seviyorsa sevgisi bereketleniyor. Bir ömür geçiyor, sevmeden, sevilmeden. Bir tarafta iki yanlış aşkın,iradeyle savaşı var,bir tarafta da Kadriye ve bir kız çocuğu var. Bir kaç yanlış ile birlikte iradenin kazandığı bir savaş,ama o aşkın ruhtaki yeri baki.. İradenin takdire şayan yönleri var. Ama bu hikayeleri sevmiyorum. Kocasının içinde,görmediği başka bir aşk var ve Kadriye kendinin sevildiğini düşünüyor..... Ey Cemil,sevmediğin ,duygusunu sahiplenmediğin insanın hayatında olma kardeşim. Ne kadar iyi davranırsan davran. Evlenme,çocuk yapma, seviyormuş gibi yapıp duygu hırsızlığı yapma. Bence en çok kul hakkı sorgularından biri,duygu hırsızlığından olacak. İnsanı kullanma.. Bu,ömrünü çalmak demek. Hak helal falan olmaz bu durumda, affedilir değil..Her neyse...dediğim gibi bu kitabı bir daha okurum çünkü,dil üslûp,tefekkür harika. Yazarlar bu tür kurgular ile insanı ve toplumu anlatır bize. 'Sosyolojik olarak toplumu ve insanı tanıyorum', gözüyle bakıyorum bu kurguya da. Rabb'im hepimizi sırat-ı müstakimde daim eylesin inşaAllah... O cc tutsun elimizden,düşmeyelim,yanılmayalım biiznillah.
Dili ve üslubunu biraz Ahmet HamdiTanpınar'a da benzettim. Onun da,eşsiz kelimeleri ve kelimelerle oluşturduğu harikulade sanat eseri cümleleri vardır. En sevdiğim yazarlardan biridir. Ama Samiha Ayverdi bir iki tık üstü Ahmet HamdiTanpınar'ın. Tefekkürle yoğrulmuş zarif bir kalem... Ben ilk defa okudum açıkçası. Ama okuyun arkadaşlar okuyun ,tavsiye ediyorumm.
Keyifli istifadeli okumalar diliyorum..
Yorumlar
Yorum Gönder