《 D U İ N O A Ğ I T L A R I 》
Rainer Maria Rilke'nin " Duino Ağıtları " lirik(duygu yoğunluğu olan)tarzda yazılmış satırlardan oluşur. Ağıtlarını şatoda yazıp tamamlayan Rainer Maria Rilke , satır aralarında,okuyucuyu bir şatoda gezdirir gibi gezdirmiştir. Şiirlerdeki imgeler ve sembolleri şatonun kapıları gibi düşündüğümüzde;bu gezinti sırasında,kimi bölümleri ayrıntılı ve açık şekilde görmemize izin veren yazar ,kimi zaman da o kapıyı kapalı bırakmıştır. Bu da,okuyucunun kendi tecrübeleri ve duygusal dünyasıyla etkileşim kurmasını gerektirmiştir bana göre. Bu nedenle, " Duino Ağıtları "nı okurken, her okuyucunun bazı satırlarda,kendi yorumunu ve anlamını oluşturması mümkündür diye düşünüyorum ... Kitapta ,uyağın olmadığı bu satırlarda yazar,bazı yerlerde çok derin felsefik temalara değinmiştir. Bazı satırlarda anlamın kapalı olması sebebiyle, okurken biraz zorlandığımı söyleyebilirim. 48 sayfada, 10 ağıttan oluşan bu eser ,bazı satırlarda,durup üstüne düşünmeyi gerektirdi.
""Kim, bağırsam, duyardı çığlığımı melek saflarından?"" diye soran ve daha sonra "Korkunçtur her bir melek"diye devam eden bu melankolik başlangıç,neyse ki böyle devam etmiyor.
Rainer Maria Rilke ,kay kay gibi eğlenceli olmasa da,sanki bir kay kay parkurunda kay kay yaparmış gibi,doğum ve ölüm arasında (doğum ve ölüm de dahil olmak üzere),yaşam içinde insana dair konulara değiniyor .
Melankolik girişten sonra,beşeri aşkın ruhta oluşturduğu harelenmelere değinen yazar,sevmenin ve sevgilinin güzelliğine dem vuruyor.
Kadınların dokunduğu herşeyi güzelleştirdiğini anlattığı satırlardan,anne ve babalığın önemine dair satırlara geçiş yapıyor. Ve oradan da çocuk olmanın saflığına geçiş yapan yazar, bizi umutlu günlere sürüklüyor yazdığı dizeleriyle.
"Duino Ağıtları " insanın evrensel deneyimlerini ele alan bir eser. Kader, özgürlük,mevsimlerin insanlarda oluşturduğu duyguları anlatırken sık sık imgeler kullanıyor Rainer Maria Rilke . En çok dikkatimi çeken melek imgesi oldu. Kimi yerde de âşık imgesini kullanıyor.
Ruhun derlenip toplanıp tekrar dağılması,anlamlı bir yaşam,ânı yaşama, ruhsal dönüşümlerimiz, ölümün kaçınılmazlığı gibi konulara satır aralarında rastlamak mümkün. Sık sık benzetmelere başvuruyor yazarımız..
Bu şiirlerin "ağıt" olarak nitelendirilmesi tipik olarak melankoli ve ağıt anlamına gelse de, birçok satır pozitif enerjisiyle dikkat çekiyor ,insanın ruhunda hoş bir tat bırakıyor.
Anlamın bazı yerlerde kapalı olmasının sebebi belki de çeviriden kaynaklı olabilir ,başka yayından okumadığım için bilemiyorum. Fakat bazı yorumlarda, Turan Oflazoğlu çevirisinin iyi olduğunu söylemişler. Benim okumuş olduğum yayın, Türkiye İş Bankası Yayınları.
Kitabı tavsiye ediyorum, keyifli okumalar diliyorum..
Yorumlar
Yorum Gönder