《 S E F İ L L E R 》
Sevgili,çok kıymetli,cânım Jean Valjean;
Öncelikle senin gibi bir karakterle tanıştığım için çok mutluyum. Victor Hugo iyi ki seni yazmış ve seni tanımışım. Sana yazacaklarım, aslında Victor Hugo'ya teşekkür olacak bir nevi.
Çok zor zamanlardan geçmişsin. Ebeveynsiz kalmışsın. Ablan ve 7 çocuğu,eşinin ölmesi sonucunda sana muhtaç kalmış. Âşık olamayacak,duygu hissedemeyecek kadar yoksulluk yaşamışsın.İş aramışsın günlerce bulamamışsın. Çaresizlikten,yeğenlerin için bir ekmek çaldın diye,5 yıl zindanda kürek mahkûmluğu hükmünü giymişsin.Acımasızca ve haksızca oluşu seni öfkelendirmiş. Işık yok,zincirlere bağlı, kırmızı kıyafetlerle,zulüm görmüşsün. İnsanlığa kinin daha da artmış zindanda.İnsan gibi davranılmamış,bir ekmek çaldın diye. Bu devirde hayat çalıyorlar,kimseye bir şey olmuyor halbuki. Yine giden, çalınan hayatlardan oluyor.
Cezalarla 19 yıla uzayan kürek mahkûmluğu sonrasında, insanlar ve hatta köpekten bile ,hayvan kadar değer görmemek kinini artırmış. Taaa ki psikoposu görene kadar. VictorHugo,75.sayfaya kadar ruhunda deprem yaratacak bu iyi yürekli psikoposu anlattı bize. O kadar kıymetlisin ki, Victor Hugo,sana temas edecek her karakteri anlatıyor sırası geldikçe , gereken ayrıntılarıyla.Psikoposa yaptığın kötülüğe rağmen,psikoposun tutumu seni şaşırttı. Herkes sana iğrenç bir mahluk gibi davranırken,onun seni yüceltmesi vicdanının etrafındaki surları yıktı. Aslında sen iğrenç bir mahluk değil, ölmek üzere olan bir sardunyaymışsın. Psikoposun insaniyeti,sana su ve güneş olunca, dokunduğun insanların her birinde,küçük bir şehrin rengarenk çiçekler açtıran sardunyası olmuşsun. Zeki,güçlü kuvvetli, heybetli, mütebessim ve sevimli surata sahip bir ünvan kazanmışsın alın terin ve zekanla. Senin olduğun her sayfa bir insanlık dersi olmuş bizlere. Psikopos'tan sonra, öfkenin ve kininin, iyilik ve güzelliğe dönüşümü;şekerin çaya karışması gibi olmuş. İyilik ve güzellik tüm benliğine yayılmış. Bilge birine dönüşmüşsün
Hayatının en önemli varlığının annesine, Fantine'nin hayatına dokunuyorsun ilk olarak. Victor Hugo, seninle ilgili karakterleri bize sırasıyla,sıkmadan,şömine başında ton ton ve bilge bir dedeyi dinler gibi anlatıyor. Sıcacık ve merak uyandırıcı bana göre. Araya dönemsel bilgileri sıkıştırıyor tâbi; devrimler, Fransız ihtilali,93 harbi, materyalizm,sefalet ve insanlık, eğitim, adalet,manastırlar,yobazlık,iç savaş gibi konuları kurgu arasında bize aktarıyor.
Fantine,Thenardierler,
Cosette,Madaleine , Javert,senin hayatının yolunda yürürken karşılaştıkların. Kimi imtihanın,kimi hayatına dokundukların...
Fantine,bir yandan çalışıp,bir yandan çocuğuna bakan tek başına anneliği temsil ediyor. Tâbi ki zor bir hayat,mesleği yok, çalıştıklarından kazandıkları yeterli gelmiyor. Saçına dişine kadar satıyor,en son, sıra kendine gelince, çok şükür sen onu kurtarıyorsun. Sefiller örneğinin biriydi Fantine.. Acı bir örnek.. Bazı kadınların kaderi Fantine'de cisimleşmişti sanki ..
Javert ,polis müfettişi, senin tüm iyiliğine şahit olmasına rağmen,sadece kürek mahkûmu olduğun için,iğrenç bir mahluk olduğunu düşündüğü için peşini bırakmıyor ve tekrar mahkûm etmek istiyor. Hatta kitapta dediği gibi "Javert'in ideali insan olmak değildi; büyük, yüce ve kusursuz olmaktı" . Javert'in sürekli senin karşına çıkması,bizim hayatımızdaki imtihanlara benziyor. Javert senin en büyük hayat imtihanlarından biriydi ama sen bu sınavdan en yüksek notla geçtin Jean Valjean, hayran oldum sana.. Hele ki, Javert'in ruhunda ki depreme ,sorgulamalara sebep olman.. Bu depremle,onun da vicdanının etrafındaki surlar yıkıldı ama o sen gibi başarılı olamadı bu imtihanda.. Senin iyiliğin,onun kötülüğünü yendi..
Tekrar kürek mahkûmluğuna çarptırılman,zekan gücün kuvvetinle kaçarak izini kaybettirmen,ve bunu 6 yaşındaki Cosette için yapman hayran olunası. 6 yaşındaki çocuğu, yetişkinin ağır sorumluluklarından vererek onu köle gibi çalıştıran insanımsı Thenardierler'den kurtarman,bunu planlaman, Cosette'yi zekice çekip çıkarman takdire şayan.
En etkileyici kısımlardan biriydi senin Cosette'ye babalığın. Bakışında, duruşunda öyle bir güven vardı ki,güveni hiçbir zaman tanımamış 6 yaşındaki kız çocuğunda ,o güveni inşa ettin bir gecede. Biyolojik bağın olmamasına rağmen, Cosette'nin sağlıklı büyümesi için yaptığın fedakârlıklar büyük insanlık örneği. Gözümüzün önünde, anne ama anne olamamış,baba ama baba olamamış insanlar varken,senin Cosette'ye ömrünü adaman etkileyiciydi benim için.. Ömrünü bir çocuğu yetiştirmeye adamak.. Söylenmesi kolay yaşaması zordur. Büyük insaniyet örneğidir. Hiç sorumluluğu yokken, başka iyiliklerle de yücelebilecek iken,sen bir kız çocuğunun hayatına dokunmayı seçtin. Bu yaptığını,anlatacak ya da yüceltecek kelimem yok heybemde.
Büyüyüp serpilen,güzelleşen kızının âşık olmasına kadar herşey güzeldi. Oradan sonra seni saran Cosette'yi kaybetme korkusu anlaşılır be Jean Valjean. Her ebeveyn aşırıya kaçmadığı sürece yaşıyor bu korkuyu. Sen bu korkuyu içinde yaşadın. Cosette farkında olmadı bunların. Her ebeveyn elbette üzülür. Ama sen orada da muhteşem bir insanlık örneği sergiledin. Kendini hem Cosette,hem sevgilisi Marius için tehlikeye atmaktan çekinmedin. Sen kendi hayatından vazgeçerek hayat kurtarmayı tercih ettin her zaman. Ruhsal gelgitlerine rağmen,korkunu yenerek,evlenmelerine ve mutluluklarına vesile oldun. İyilik güzellik neredeyse her zaman orada oldun. Kötülüklere karşı iyilikle galip gelen en güzel örneklerden birisin.
Onlar evlendikten sonraki davranışlarına kızdım ama.! Psikolojide "değersizlik" şeması örneğini sergiledin tamamen. Kızdım diyorum ama,bunun elinde olmadığını biliyorum. İnsanlık görmeyen biri, değerli olmayı bilemiyor. Ama yine de hakkına sahip çıkaAmadığın için üzüldüm.
Sen biraz korktun haklı bir baba olarak ama,Marius ve Cosette'nin aşkı, günümüzde de az bulunan "edep sen ne güzel şeysin"in örneğiydi aslında. Bedenleri değil, ruhları seven ve tanıyan bir aşk. Masum ve samimi.
Hani dua kaderi değiştirir derler ya,senin duruşun, davranışların,insanlığın,fedakarlığın, adaletin başlı başına bir duaydı. Sen duanın kendisiydin. Hem kendi kaderini,hem dokunduklarının kaderini değiştirmeye vesile oldun her zaman, elbette iyilik yönünde.
Sonuç olarak, sen en etkileyici ve unutulmaz karakterlerinden biri oldun benim için. Senin karmaşık kişiliğin, geçirdiğin dönüşümler ve karşılaştığın zorluklar, seni zamana meydan okuyan bir kahraman yaptı. Senin hikayen, insanlığın iyilik potansiyelini, adaleti , iyiliğin gücünü ve umudun önemini vurgulayan evrensel bir mesaj içeriyor kesinlikle.
Sen "Ben her zaman karanlık köşemi sevdim" desen de,
Sezai Karakoç un dediği gibi;"Sen bir mahşer içinde en aziz yalnızlığı yaşadın"cümlesinin örneği olsan da
,yaptıkların seni yüceltti. Zaman büyüdükçe,sen de yüceldin. Dilerim, insanlık derslerin ,salgın olup yayılır dalga dalga tüm kıtalara.
Hayatımın unutulmaz karakterisin Jean Valjean. Seni çok seviyorum
Yorumlar
Yorum Gönder