《 K İ M S E N İ N K A L B İ 》
Yaşama,yaşamaya ve insana dair bir dertleşme okumak ister misiniz? Kitabın girişi,ilk olarak hayata dair dertleşmelerle başlıyor. Kitaba, Yahya Kemal'in;
**"Gördüm ve anladım yaşamak macerasını."**
cümlesiyle başlayan İbrahim Tenekeci,kitabın ilk sayfalarında;
**"Zincirler çok kısa yaşamak kadar."**
diyerek satırlara devam ediyor. İnsanın hayat telaşesi,koşturmacaları, yorgunlukları,ulaştıkları ya da kaçırdıklarına değiniyor İbrahim Tenekeci satır aralarında. Yazarın anlatmak istedikleri, Samiha Ayverdi 'nin şu satırlarına denk düşüyor;
**"Koşmaktan, didinip çırpınmaktan tâkatı kesilmiş vücudumu dinlendirmeye o kadar muhtaçtım ki..."**
Ama ne kadar koşsak da, Cahit Zarifoğlu'nun dediği gibi;
**''Bir ömür boyu koşarsın, yetiştiğin sadece nasibindir.''**
sözüne denk düşüyoruz en sonunda. Ve bu kitapta,kendimizi bulduğumuz dizeler,bu anlamda bizlere,yazar ile dertleşmiş hissiyatı yaşatıyor.
İbrahim Tenekeci ,günlük hayattan kesitleri,insan ilişkilerini, toplumsal olayları, dizelerin zincirlerine bağlanmış hislerle bize aktarıyor.
Kimsenin Kalbi,sadece yaşamla ilgili bir dertleşme sağlamıyor,aynı zamanda bizleri,iç dünyamıza doğru yolculuğa çıkaran bir yoldaş oluyor. Satırlarda karşılaştığımız hüzün,umut,hayal kırıklığı gibi evrensel duygular,kendi hislerimizle arkadaşlık kuruyor. Bunun dışında,aşk ve ayrılığa dair,sevgi özlem gibi konularla da satır aralarında karşılaştığımızda,aynı duygularla hemdem olma hissiyatını yaşamış oluyoruz.
Kitabın isminin " Kimsenin Kalbi " olması, şiirlerin,insan ilişkilerine,yaşama dair bir umutsuzluğu barındırdığı izlenimi vermişti. Lakin kitabı okuduğumda,umutsuzluğun yanında,ümide sıkı sıkı sarılmış satırlara rastlamanın da mümkün olduğunu gördüm.Dünya hayatına tam olarak uyum sağlamanın mümkün olmadığı, bununla birlikte,Rabb'imin büyüklüğü,insanın acizliği,ahiret bilinci gibi kavramlar da,güçlü metaforlar ve benzetmelerle dizelerde işleniyor
Burada şöyle bir ayrıntıyı eklemek istiyorum. Kitap dörtlüklerden oluşuyor lakin dörtlükleri oluşturan dizelerin konuları, çoğunlukla birbiriyle alakasız. Dörtlükler, sanki dört farklı konudan bir dizeyi alıp da oluşturulmuş gibi yazılmış. Dörtlüklere takılmayıp, dizeler kendi içinde değerlendirildiğinde , çoğunlukla gayet anlamlı ve derin dizelerle karşılaşıyoruz. Öyle ki,iç dünyamızda derin sorgulamalara sebep oluyor bazı dizeler. Bu yüzden,kitabı okurken, bazı dizelerin tek başına anlamı üzerinde düşünerek ilerlemek,kitabı okumayı daha lezzetli bir hâle getirebilir. Elbette bazı,anlamın kapalı olduğu dizeler de bulunuyor ya da,kendinizi bulmadığınız satırlarla da karşılaşıyorsunuz. Buna rağmen, buluştuğumuz ve tanıştığımız satırlar kitaptan keyif almayı sağlayabiliyor.
İbrahim Tenekeci,kitabın en sonunda yine bir Yahya Kemal cümlesiyle veda ediyor
**"İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok."**
İnsana,hayata,duygulara dair,satır aralarından bir beste sunan bu kitapla tanışmak isteyenler,kitabı okuyabilirler.
Okumak isteyenler için keyifli okumalar diliyorum..
Yorumlar
Yorum Gönder