《 Y A Ğ M U R 》
O mücella çehreni izleseydim ebedi
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım ..
[Yağmur]
..
Yağmur şiir kitabı, Nurullah Genç'in Fahri Kâinat Efendimiz Hz Muhammed sav için yazmış olduğu naat ile başlıyor. Kitabın ismi de bu harikulade naatın başlığının adını almış. Yağmur ismi çok anlamlı değil mi? Nedir yağmur? Tüm canlıların yaşam kaynağıdır. Rabb'imin Hayy ismi tecelli eder orada, **'Hayat veren'** .. Ayrıca yağmur temizliktir. Suya hareketlilik kazandırandır. Berekettir .
İşte o dev kabiliyet,naatı yazarken Efendimiz'i yağmura benzeterek,O'nun (sav) kalplere yağdığını ,kalbte cansuyu ve bereket vesilesi olduğunu anlatmıştır.
Yağmur herşeyin üzerine yağıyor ama yağmurdan herkes faydalanamıyor. Yağmur bir kayaya yağdığında akıp giderken, toprağa yağdığında orada canlılığa vesile oluyor. Kalp taşlaşmamışsa,kalbe yağmur gibi düşen Efendimiz'in sevgisi de,ruh dünyamızda nice güzel canlanmalara vesile oluyor. Hatta şiirde,**"yağarsın taşlar bile yemyeşil filizlenir"** diyerek, insanlık adına umudun baki olduğuna da vurgu yapmayı ihmal etmiyor.
Yağmur naatı, Efendimiz'in hayatını ve bizim için önemini anlatmakla kalmaz. Bu naat aynı zamanda; Fahri Kainat Efendimiz'e olan,hasret,özlem,aşk,saygı gibi duygularla beraber insanlığa dair sızıyı da ifade eder... Gönülle birlikte her okunan mısra, Efendimiz'e olan duygularımızın ve dertleşmelerimizin kelimelerle cisimleşmesidir .
İmam Rabbani'nin (ra) dediği gibi, cümleler efendimizle güzelleşiyor fakat, Nurullah Genç 'in bu yoldaki gayretini ve aşkını görmemek mümkün değil. 29 harfi mükemmel kombinleyerek,gönüle ruha hitap eden böyle bir naat yazması güzel bir sevda,samimi bir ruhaniyete sahip olduğunu gösteriyor.
Yağmur dışındaki şiirlere baktığımızda,ruh dünyamızda,duygularımızın anlaşıldığı,dertleşiyor hissettiğimiz, bazen de kendimizle yüzleştiğimiz mısralarla karşılaşıyoruz. Bu kimi zaman sevgimizi ifade ettiğimiz,kimi zaman sevdiğimiz için acı çektiğimizi ifade eden mısralar oluyor. Sevgiye ve sevgiliye dair sevgi,özlem,hasret,hayal kırıklığı, sitem gibi duygular yüklemiş mısralara Nurullah Genç . Sevginin nasıl olması gerektiği, aşk karşılık bulduğunda yaşanan heyecan, aşk karşılık bulmadığında yaşanan hayal kırıklığını ifade eden şiirler çoğunlukta.. Sadece bireysel duygular değil,insana ve insanlığa dair de kimi zaman sızı, kimi zaman umut aşılayan mısralarla da karşılaşıyoruz.
Şiirlerin başlıkları da çok anlamlı ve ayrı bir şiir bence. "Aşk ölümcül bir hülyadır", "Aşk cefa ülkesinde umudun rüyasıdır" , "Tanyerine mihengini bıraktım" , "Tenha hıçkırıklar" vb başlıklar bile şiir gibi..
Bu şiirlerin üslubuna baktığımızda ise, imgeler ve tamlamalarla bezenmiş, anlaşılması genellikle, zor olmayan, ama çok kolay da diyemeyeceğim şiirlerden oluşuyor. Basit kelimelerle anlatmaktan ziyade teşbih (benzetme) , kişiselleştirme ile anlama derinlik katıyor. Okuduğumuz mısralarda,zarafet ve nahiflik hakim. Anlam genellikle kapalı değil. Kullandığı sıfat ve isim tamlamaları bir ahenk katıyor şiire,mısraları süslüyor. En son okuduklarımdan, Osman Konuk ve Rainer MariaRilke'yi anlamakta zorlanmıştım. Anlam kapalıydı bu şiirlerde. Ama Nurullah Genç , hem tamlamalarla ve imgelerle şiirlerini süslemiş ,hem de insanın anlam dünyasında daha kolay yer bulan şiirler yazmış. Mesela şu cümlelenin anlamı ve nahifliğine bakın; **"İklimleri ruhumun yaprağında gizledim.."** . Bence çok hoş,anlamlı ve nahif bir cümle..
Kısacası,ben okuduğumda hem kelime ve anlam dünyama zenginlik katan,hem de iç dünyamda anlaşıldığımı hissettiğim,kimi zaman da kendimle yüzleşmeye vesile olan bu şiirleri okumayı sevdim. Okumak isteyenler için keyifli okumalar diliyorum..
Yorumlar
Yorum Gönder