《 BAHAR BÛSELİK 》

 Bütün başlıkların bahar kelimesiyle başladığı bir bahar şöleni☞...꒰⁠⑅⁠ᵕ⁠༚⁠ᵕ⁠꒱⁠˖⁠♡✿♡✿♡✿♡✿♡✿♡✿♡⁠˖⁠꒰⁠ᵕ⁠༚⁠ᵕ⁠⑅⁠꒱

...☞demek isterdim ama, başlıklar baharla başlasa da, dizeler her zaman baharı anlatmıyor(⁠˘⁠⌣⁠˘⁠ ⁠). Şairin, baharla dertleşen bir dili var. Şefkatini,sevdasını, özlemini,sılasını,hayal kırıklığını,yalnızlığını anlatıyor ona .


Önce teslimiyetle başlıyor dizeler. Gerçi, Rabb'e teslimiyet çoğu zaman hissediliyor Nurullah Genç'in dizelerinde .. İnsanın iç dünyasına doğru bir sesleniş var. Modern zamanın kelimelerinden "canım kendim" demek yerine; "bahar" diyerek sesleniyor iç dünyasına.. Bu seslenişteki dizeler ve hissettirdikleri ,insanın bazen hüznüne, bazen umuduna dokunuyor. Bahar'ına, kendini __'incitme -kaybetme- kurutma'__ diyerek şefkatle sesleniyor.. Yaşamla ilgili ne kadar kırgınlığı olsa da,Rabb'e teslimiyetin getirdiği umut var satır aralarında..


Sonra,şiirlere serpiştirilen, dünyanın ve insanların acımasızlığından bıkmışlığını anlattığı dizeleri görüyoruz. Hayat büküle büküle akan dere gibi devam ederken, bazen sevdadan,bazen incelikten,kimi zaman da insaniyet gösterdiğimiz için yoruluyoruz. Gönlümüzün yorgunluğuna hitap eden bu dizelerden hemen sonra şair, bizi o yorgunlukta bırakmıyor. Elini uzatıyor ve;

"Umut adlı mehparenin kalbine, tebessüm doldursun gelip geçenler " seslenişiyle umuda kapı açıyor.


Duygulara ve onların bulunduğu makamlara değiniyor sonra. Duyguları, 'yer- yor - yâr' makamı olarak düzenliyor. 

İnsanlığı dert edinen,üzülen , çaresizliğin hissedildiği duyguları "yor makamı" olarak isimlendiriyor. Ama bu hüzünde barınmamıza izin vermiyor. Yine umuda taşıyor makamı zevk ve zarafet pîri şair.. Seher vaktine,gün doğumuna,kuşlara dem vurarak, "yer makamı" belirliyor. Şükür vesileleri sunuyor. Sessizliğin içinde gün doğumunu, kuşların ezgisi eşliğinde izlemek, (en azından benim için) dünyanın en harika duygularından.. "Yer makamındaki" şükür ve coşkunun ruhu tazelemesiyle;sevdanın yerine,yani "yâr makamına" geçiyor. Ve orada yine bir hayal kırıklığı karşılıyor:

 "Karşılıklı değil yâr tebessümü...". Herkes ister sevdiği tarafından sevilmek, lâkin,hayat bazen gönlümüzce ilerlemiyor. Bu hüzün içindeyken tekrar umut karşılıyor bizi;

"Tohumunda reyhan olur yılların"

 diyerek dostane bir el omzumuzdan tutuyor. Biliyoruz ki,özümüzde, Rabb'imizden esintiler var. Özümüzü sağlam tuttuğumuzda, güzel beslediğimizde,onun kokusunun güzelliklere vesile olacağını vurguluyor. 


Bazı kelimeler, cümleler vardır ki,insanın içine düzen getirir. Sıraya koyamadığımız içimizdeki karmaşıklığı ip gibi dizer. Bu dize kırgınlığının yeri,şu mısra umudunun yeri der, iç dünyamızı toparlar. Bu düzen ile,insan, duygularını isimlendirir, ne hissettiğini tam olarak anlayamadığı duygularını tanımış olur, farkındalık kazanır. İşte bu kitapta adlandırılan;yalnızlık, çaresizlik, hayal kırıklığı ,sevdayı haykırma ve sonrasında küskünlük, umut arayışı,suskunluk ,çelişkide olmak, yanılgı,sitem, kibir gibi duygular,kimi zaman kullanılan güçlü imgeler ve metaforlarla, insanın ruh dünyasını şerha şerha ortaya çıkarıyor.


Hakikaten şair,dizelerdeki aşırı zıt imgeleri, birbirine yakıştırmakta mahir bir sanatçı. Mesela ;

"Dalgıçlar bulamamış kalbindeki çığlığı". Öyle güzel bir cümle ki...

 Anlayış umduklarımızdan anlayış bulamamak,yıkıcı bir duygu.. Sevdiklerimiz tarafından,anlaşılmamak ve görülmemek üzücü. Burada, insan yine hüzne boğuluyor. Sonra yine bir bahar umudu ile şair; 

"Bir ve sonsuzdan anlam devşirmenin telaşıydı ömr" diyerek hüzne mânâ yüklüyor. Biz inanıyoruz ki, dünya hayatı oyun ve oyalamadan ibaret(ayete binaen). Yaşadıklarımızı, bir ve sonsuz olan Rabbimiz'in bize yazdığı mektup (Kur'an-ı Kerim) vesilesiyle anlamlandırıyoruz. Bazı insanlar tarafından anlaşılmasak da, anlayan Rabb'im olduğuna inancımız bâki.. Böylece, hüznümüzü inancımızla gönlümüzde eritiyoruz. Hüzne boğulsak da,yolumuzu umuda çıkarıyoruz.


Çok uzattım ama son olarak şuna değinmek istiyorum.

Şair, bizleri,birbirine bağımlı değil bağlı olabilmenin güzelliğini anlatan,şirin dizelere davet ediyor ;

"Harfler senin dudaklarından,

Kelâm içimden dökülsün benim.

Bir şiire tahtırevan olalım "

Biliyoruz ki, ilişkilerde bağımlı olmak sağlıksız bir duygu. İnsanın,hem yoldaşına,hem de kendine zarar veren, ilişkileri zedeleyen bir durum bağımlı olmak. Dizelerde ise,sevginin bir inşa sanatı olduğunu,tuğlayla duvar örmek gibi, harflerden cümle oluşturmak gibi,omuz omuza ,yan yana,sevgi bağıyla inşa etmenin güzelliğini anlatıyor.


Mısralar daha çoookkk güzellik anlatıyor ama ben genel hatlarıyla,bende hissettirdiklerini anlatmaya çalıştım. 

"Bahar nedir bilmedim,varım yoğum sonbahar"

 dese de,kitabın sonu bahara ulaşıyor. Umut anlatan,bahara çağıran dizeler kuşatıyor mısraları sonunda . Bu durumu da şöyle anlatıyor;

"Demlenmek nasıl da hoş

Tenhalarda şiir yazmak gönlünce "

Bol ahenk şair Nurullah Genç'e göre umut, gülümseyen gelin çiçeklerinin öz suyunda, düş büyümesi(⁠ ⁠◜⁠‿⁠◝⁠ ⁠)⁠♡..

Nurullah Genç'in şiir ustalığını , kendi dizeleriyle övmek gerekiyor belki de ;

"Sen nasıl bu kadar kelâmın hası"..(⁠。⁠♡⁠‿⁠♡⁠。⁠)

Benim beğenerek okuduğum bir kitap oldu. Okumak isteyenler için;keyifli okumalar diliyorum ...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

《 Ç Ö Z Ü L M E 》

《 İ N S A N O L M A K 》

《 A Ş K - I M E M N U 》