《 ÇATLİYCAK KADAR AŞKİ 》
Ne zaman;
•insan karanlık bir yerde sayıklamaya itilmiş,
•insan ilişkileri karışık, karıştırıcı, bozucu niteliklere bürünmüş,
•insanın bir başka insana söyleyeceği söz anlamını kaybetmiş,
•insan davranışları yapaylık, içtensizlik yüklü hale gelmişse,
insanlar şiir okumak, şiirle uğraşmak, şiirden öğrenmek gereğini duymuşlardır...diyor İsmet Özel Şiir Okuma Kılavuzu kitabında...
Bülent Parlak ise bir konuşmasında şöyle diyor:
"Şiir ciddi bir meseledir. Şiirin matematiği ve sosyolojisi vardır. İyi bir sosyolog ,psikolog olmadan; duyguları asil bir şekilde ifade etmeden, iyi bir şiir yazmak zordur."
~~~~~~~~~
Şimdiye kadar okuduğum şiir kitapları arasında,şiir dili farklı olan bir kitaptı benim için.. Ne demek istediğimi inceleme sonuna doğru yazacağım. Önce temalara değinmek istiyorum.
İsmet Özel, şiirleri ile okuyanlara sosyolojik bir pencere açıyor. Bu şiir kitabı,bireyin iç dünyasından ziyade, daha çok toplumun sosyolojik dünyasına kapı aralıyor.
Sosyolojik dünyadaki toplum,notalarla oluşmuş bir şarkıya benziyor. Notaların ahenginin,bestenin hemahengini(uyum) etkilemesi gibi; bizim davranışlarımız da ,ortaya çıkacak sosyolojik bestemizi etkiliyor. Bu durumda, İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmanın önemine yani tebliğe değiniyor şair;
"Kim bilir kimden umarız emr-i bi'l-ma'ruf
Kim bilir kimden umarız nehy-i ani'l-münker"
...diyen şair, bu kitabında,toplumsal meseleleri dert etmiş bir yerden sesleniyor bizlere .. Bu seslenme, geri plandan sesi kısık bir seslenme değil,bilakis bir baş kaldırıdır.
"tam düşecekken tutunduğum tuğlayı
kendime rabb bellemiyeceğim.."
..diyen İsmet Özel; adalet,yasalar,savaş,çocuklar, hayatın zorlukları ve yaşamla cebelleşmek gibi konuları dik bir duruşla,insaniyet yolunun taşlarını döşeyerek aktarıyor. İyiliği emretmek,kötülükten sakındırmak; Rabbimin en kıymetli mesajlarından ve Efendimiz'in en güzel miraslarından biridir. Bunu dert edindiğini gösteren şair;şiirleriyle bu görevini yerine getirme gayretini, güzel bir şekilde ortaya koymuştur.
Yaşam bir mücadeledir. Bu mücadele, içinde çile çekmeyi de barındırır. "Yaşamak umrumdadır" diyen şair, şu cümleyi ekliyor; "Yargı kesin : Acı duymak ruhun fiyakasıdır.."
Yaşam denizi her zaman sakin olmuyor. Bazen fırtınaların sebep olduğu dalgalar oluyor. Bu denizde bizler gemi misali ilerlerken yaralanabiliyoruz. Yalanlar,yanlış tanımlanmalar ,anlaşılmamak üzüyor bizi. Şair,bu durumda, her şeyi sonuna kadar söylese de,kelimelerle anlatmaya çalışsa da bazen bu duruma çözüm bulamadığını anlatıyor. Hüznü,hüznümüz oluyor. Hüzün,ümitsizlik barındırmaz. Yaradana teslimiyet içinde olanın sabrıdır hüzün.. Şair de aynı teslimiyetle, yüreğini papatyalarla doldurduğunu ifade ederek şu soruyu soruyor:
"Bizi kıvıl kıvıl bekliyorken hayat, yıkılmak elinde mi?"
Bireyin iç dünyasını ise,yine,topluma bağlı olduğumuz bir yerden anlatıyor.
"Eve dön,şarkıya dön,kalbine dön.."
..diyen İsmet Özel, önce bireysel sağlamlığın önemine vurgu yapıyor.
"Kalbime döneceğim ama hangi yolla"
..sorusuyla bizi düşünmeye sevk ediyor. Kendimizi tanıma yollarını keşfetmeye çıkartıyor. Kendimizi tanıma noktasında,iç dünyamız önemli ip uçları sunar. İnsanın iç dünyası sırlar dünyası gibidir. İnsanın o dünyanın içine doğmasıyla ,keşfi başlar .. Bu yolculuk bir seyyahın plansız yola çıkması gibi olduğunda,oradan oraya savrulmaktan kaçınmak mümkün olmaz . Lakin, önce rotayı belirlediğimizde ,daha sağlam adımlarla ilerlemiş oluruz. Rotayı belirlemek için öncelikle güzergahı bilmek ve harita kullanmak gerekir. İşte bu noktada, biz insanların da kendimizi tanıması gerekmektedir . Toplum olarak, birbirimize olan bağları sağlamlaştıran ya da kopartan değerleri tanımak ve davranışlarla iyiye,güzele doğru aktarmak gerekmektedir. Bu sayede, kökleri sağlam değerlerle sulanmış bir toplum olarak, ileriye doğru sağlıklı büyüyebiliriz.
Gelelim şairimizin şiir diline ✿(^‿^).. İsmet Özel'in şiir dili ve kullandığı kelimelerin bazıları, birazcık kaba ve bazen de cesur ifadeleri oluşturuyor. Evet şiir ciddi bir mesele,dert aktarıyor fakat kelimeler benim ruhumu etkiliyor. Güzel hislerle ilerlediğim satırlarda, denk geldiğim kaba kelimeler benim duygu dünyamı birazcık olumsuz etkiledi. Zarif kelimeler ruhumu ele geçirirken, kaba kelimeler ruhumda yer bulmuyor. Elbette bu benimle ilgili bir durum. Şair,bu kelimeleri, satır aralarında,bir vurgu ve farkındalık olması için kullanmış olabilir. Nitekim ,hakikaten harikulade dizeler okudum,bunu kesinlikle inkar etmiyorum. Ama bu düşüncemi de söylemeden geçmek istemedim.
Velhasıl kelam; bu kitap, toplumsal değerlerimizi düzene koyan , bu duygularımızı tanımlamaya yardımcı ve onlara yön veren güzel şiirlerden oluşan bir şiir kitabıdır .. Bu şiirler, yalnızca okuyup geçilecek şiirler değil, aynı zamanda düşündüren, sorgulatan ve kendi iç dünyasına döndüren bir güce sahiptir. Sosyolojik bağlarımızı,bu bağlardaki çarpıklıkları ve olması gerekenleri, bunlarla ilgili hissedilenleri okumak, düşünmek ve şaire derttaş olmak isterseniz bu kitaba şans verebilirsiniz. İnsan olmak çaba istiyor. Öylesine yaşayıp gideyim düşüncesi,insan olmak isteyene uyan bir düşünce değil. Bu yüzden,iyilik ve güzellik adına düşünmek ve güzellikleri hayata geçirmek zorundayız.
Keyifli okumalar diliyorum...
Yorumlar
Yorum Gönder