《 DİLE GELEN TAŞ 》
Kaleminden sadece İlâhî aşkın damladığı sevda şiirleri .. Şiir dediysem, öyle kâfiyeli değil.. Mensur şiirler.. Kelimeler, cümleler serbest olduğu gibi, mânâlar ve hitaplar da serbest.. Kelimelerle birlikte cümlelere yüklenen duygular ise şelale...
Biliyoruz, Rabb'imin güzelliğini anlatmaya isimleri ve sıfatları yetmez. Sonsuz nasıl anlatılır ki... Yine de dimağındaki en güzel metaforları ve imgeleri boca etmiş kitaba Samiha Ayverdi...
Daha önce Yusufcuk kitabını incelemiştim. ( https://1000kitap.com/gonderi/269135898 ) . Yusufcuk kitabında, İlâhî aşka götüren binek, hikâyelerdi . Hikaye bitince kalemin ucu İlâhî aşka dönüyordu. Dile Gelen Taş kitabında ise araç yok. Tamamen naz makamında,ruhun kaynağına hitabı var. Bu hitaplar ile;yazarın kendi iç dünyasını açması, tasavvufi düşünceleri, manevî arayışları,insanın varoluş amacı,insan-nefis arasındaki mücadele,hayatın anlamı üzerine sorgulamalar anlatılıyor.
Rabb'e sevdasını her seferinde farklı yollarla haykırıyor .. Acizliğine dem vurup, O'nun cc rahmetine sığınıyor. Şefkat bekleyen,nazlı çocuğa benzer bir ruh ile hitap ediyor,nazdar ,niyazlı kelimelerini yoldaş ediyor kendine .. Ne kadar nazlansa,sitem etse de,her daim saygısı ise şu;
[[[**"Hayır Allah'ım... sana sorgu suâl eden kullarından olmak istemiyorum. Biz insanlar ki, arzumuz da tedbirimiz de olmadan, görülmez buyrukların rüzgârı önüne katılıp, şu dünyaya gözlerini açmış garipleriz, gücümü bilmezlikten gelip, suallere kalkışmak ne haddime..."** ]]]
Rabb'e hitaplarının bir kısmını şöyle anlatabilirim;
**Ey gönlümü alıp götüren** nidasıyla,sadece iki gözüyle değil,göz göz olmuş tüm hücreleriyle sevdiğini ifade ederek, Rauf'luğuna sığınıyor.(Rauf; şefkatli)
**Ey devletlim** nidasıyla, imtihan dünyasında olmanın ızdırabını,bu imtihanlardan yediği silleler ile, aldığı yaralardan dolayı çaresizliğini anlatarak, acizliğiyle birlikte Rahman'lığına sığınıyor.
**Ey Hak Avazı** nidasıyla, O'nun cc sesine karşılık,rızası istikametinde teslim olmak istediğini,bulunduğu kulluk makamını yeterli görmediğini ifade ederek, Rahim'liğine sığınıyor.
**Ey Gönül Yanığı** nidasıyla,gönlünün aşkın ateşi ile yandığını, hüzün ve hasretle O'na cc kavuşmayı beklediğini ifade ederek, Vedud'luğuna sığınıyor. (Vedud; seven,sevilen )
**Ey Koca Sanatkâr, eşsiz kalemkâr** nidasıyla, verilen nimetlerin azizliğini ifade ederek,şükürdeki yetersizliği ile ,onun Kerim'liğine sığınıyor. (Kerim;çok cömert)
**Ey adımlarımın sesinde yakıcı ahengini bulduğum** nidasıyla, kalû belâdan dünyaya geldiği için mutsuz olduğunu,her ânı O'nunla cc geçirmek istediğini ifade ederek ,Habib'liğine sığınıyor.(Habib;sevgili)
**Ey Kudret Pençesi** nidasıyla, dünyanın yaratılışı, muhteşem bir düzen içinde oluşuna hayranlığını ifade ederek,Kavî'liğine sığınıyor. (Kavî; güç)
**Ey canıma can katan,biR candan biN can doğuran** nidasıyla, teslimiyet konusunda eksiklerimizi, O'ndan cc başka gidecek kapımızın olmadığını ifade ederek, tüm isimlerini kapsayan Allah cc ismine sığınıyor
Tüm bu ifadelerde,imgeler, metaforlar,kelimelere takılmış İlâhî mânâlarla, mensur şiirlerini yazdığını görüyoruz. İsminin neden Dile Gelen Taş olduğuna gelirsek;kitabın, sahibinin engin tevâzuunu gösteren güzel, güzel olduğu kadar da mânâlı bir hikâyesi var;
•••__"1942 yılında, Sâmiha Ayverdi'nin İnsan ve Şeytan adlı romanı neşredilir. Hocası kendisinden bu kitabı imzalamasını ister__. __O da hemen kalemi kâğıdın üstünde yürüterek, "Taşı dile getiren Büyük Üstâdıma" diye yazar ve hocasına uzatır. Arkasından bu güzel ânın duygularını, kitabın ilk parçası ile ifade eder ve artık mensur şiirlerinden birinin adı ve kitabın ismi belli olmuştur: 'Dile Gelen Taş'."__•••
Velhasıl, büyük mütefekkir Samiha Ayverdi Rabb'e aşkı anlatıyor. Kendi iç dünyasını da ortaya koyarak,tasavvuf deryasından irfan dersleri veriyor . Kulluğunuzu gözden geçirmek, Samiha Ayverdi 'nin zengin dilini vesile kılarak, Rabb'e niyazda bulunmak isterseniz bu kitabı okuyabilirsiniz.
Keyifli okumalar diliyorum
Yorumlar
Yorum Gönder