《 F.EDGÜ || AH MİNE-L AŞK
Ferit Edgü'nün kalemiyle ilk defa tanıştım. Hayatına dair araştırma yaptığımda gördüm ki şair, minimalist sanatın öncüsü olarak biliniyormuş. Kullandığı eksiltili cümlelerle kelimelerin anlamlarını artırmak, minimalist sanatın bir parçasıymış. Hakikaten de kitabı okurken gördüm ki şair, kısa ve öz cümleler kullanarak kelimelerin anlamını genişletmeyi hedeflemiştir. Bu hedefinde başarılı olduğunu da söyleyebilirim. Bir kitabı okurken yazarın hayatını ve tarzını öğrenmek, gerçekten taşların yerine oturmasını sağlıyor. Bu nedenle kitapları okumaya başlamadan yazar hakkında bilgi almak, okuma serüvenine anlam katacaktır diye düşünüyorum.
Ferit Edgü'nün kaleminden "Ah Min-el Aşk"; aşkın acısını, tutkusunu, imkânsızlığını anlatırken bu duyguları şikayetle aktarmıyor. Aksine şair, duygularını ve yaşadıklarını kabul ediyor. Şair, aşkı yalnızlığıyla yüzleşme olarak terennüm ediyor. Dizelerde hissedilen melankoli keder değil, bir hüzün andırıyor.Şair, duygularını trajediye çevirmek yerine, sağlıklı yolu tercih ederek açık bir şekilde yaşamaya izin veriyor. Cahit Zarifoğlu'nun dediği gibi:
"Acını yaşa, öfkeni yaşa. Ve seyret. Kendini engelleme. Öyle suyun üstünde akan yaprağa bakar gibi bak, seyret. Uzanıp onu tutmaya kalkışma. Kendini suçlama. Olacak olandan kaçamazsın. O nedenle hiç bastırma kendini, baskılama. Çünkü insan bastırdığı duygunun esiri olur."
Dolayısıyla yazarın dizeleri, Cahit Zarifoğlu'nun işaret ettiği yerden ilerliyor. Duyguları anlatmak, akıp gitmesine izin vermek sadece bir rahatlama değil, aynı zamanda varoluşsal bir inşadır. Birey yaşadığı duyguları somutlaştırarak bir kalıp haline getirir, onu tanımlar. Böylece vedalaşması kolaylaşır. Duygular evrenseldir. Bazı duygular bazı insanlar tarafından yaşanırken, şairlerin gönlünden kelâma dökülenler diğerlerinin duyguları için bir köprü görevi görür. Oradaki ayak izlerini takip edenler için bu dizeler bir duygu sağaltımı sağlar.Şiirler de bu yüzden çok kıymetlidir.
Şairin dizeleri bazen bir çığlık ifade eder. Bu çığlık etrafı yakıp yıkan bir yerden değil, kelimelerin sessizliğinden yükselir. Şair, duyguların gönülde ağırlık yapmasına izin vermez, onları kanat çırpan bir kelebeğe dönüştürür.
Velhasılkelam, "Ah Min-el Aşk" eseri, duyguları duru ve berrak bir şekilde ifade eder. Aşkı ne yüceltir ne aşağılar, onu durduğu yerden gösterir. Şair acıyı güzelleştirmez, umut vadetmez. Şairin en yakın arkadaşı Semiha Berksoy'un çizimlerinin içine serpiştirilen dizeler, okuru satırlarda kaybolmaya davet eder. Alışık olduğum bir şiir dili olmadığı için ilk önce bocalasam da genel olarak kitabı beğendim. Eğer ilginizi çektiyse kitaba şans verebilirsiniz.
Keyifli okumalar diliyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder