《 KUYUCAKLI YUSUF 》

Kuyucaklı Yusuf; yalnızlık,çaresizlik ve sefalete rağmen, insan kalabilme adına dik duruş gösterme gayretinin romanı....

◉◍●◉◍●◉◍●◉◍●◉◍●◉◍●◉◍●◉◍●◉

Bu hallere, aldığı paranın azlığı ve fakirlik sebep olmuştu, daha büyük bir sefalet neler doğurmazdı? (Syf 212)

Âhh Yusufcum ,hayatın zorlu imtihanlarının getirdiği ağır ruhsal yüklere,toplumun acımasız, karaktersiz, vicdansız kesiminin de yük eklemeye devam etmesi hakikaten çok üzücü.. Sen yine de,her şeye ve herkese rağmen dik durmaya çalıştın,iyiliğin, güzelliğin,temizliğin olduğu yönü seçmeye çalıştın. Hem de öyle ezik bir tavırla değil, gayet yiğit bir tavırla...Kimsesiz kalan,önünde onu "koşulsuz seven" bir rehberi olmadan,bir insanın,iyi ve güzeli seçme gayreti takdire şayandır her zaman.. Hiçbir zaman kurban moduna(sürekli mağdur) düşmeden,hayat yolunda temiz bir şekilde ilerlemeye gayret gösterdin. İnsaniyet yolunun zorluklarının, nasıl aşıldığına dair, güzel örneklerden birisin..


Kitapta,baş karakterlerimiz Yusuf, henüz küçük bir çocukken,eşkıyalar Yusuf'un gözü önünde anne babasını öldürüyor. Olay yerine gelen kaymakamın, merhamet ederek Yusuf'u evlatlık edinmesiyle roman başlıyor.. 

Ebeveynlerin ölümü zaten çok zorken,bu olayın küçük bir çocuğun gözlerinin önünde cinayet olarak gerçekleşmesi,o çocuk için büyük bir travmadır. Koşulsuz sevilmeye,en çok ihtiyacı olduğu dönemde kimsesiz kalmak, özellikle çocuk ruhu için çok ağır bir durumdur. Zayıf ve etkisiz kişilik kaymakam Selahattin Bey'in , Yusuf'a merhameti vardır ancak kaymakamın eşi; dişli,çirkef ve entrikacı Şahende Hanım kötü, merhametsiz bir kadındır. Şahende'ye rağmen Yusuf,ruhunda iyiliği güzelliği yeşertebilmiştir.. Bir yetişkinin iyi niyetli olması,diğer yardıma ihtiyacı olan insan hâtta bir çocuk için her zaman yeterli olmuyor. Ne kadar iyi olursa olsun,zayıf karakter, iyiliği görünmez kılıyor. Yetişkinlerin , sorumluluk alması gereken yerde sorumluluk almaması da kötülüğe yol açmak oluyor. Yusuf, Selahattin Bey ve Şahende bu romanda,bu alt metinlerin güzel bir örneği olmuştur.


Yusuf,aynı evde büyüdükleri, kaymakamın kızı Muazzez'i her zaman koruyup kollamıştır. Merhametini,şefkatini Muazzez'in ruhunda büyütmüş ve yeşertmiştir . Büyüdüklerinde,ikisinin de gönlüne düşen sevgi tohumu,sevdaya dönüşmüştür. Yusuf,bu romanda,dostluğun,vefanın, merhametin,vicdanın,irade gücünün örneği olmuştur. 

Yalnız şu var ki ;

Yusuf,aşk hikayesinde de ağır kötülükler yaşıyor. Bu durum onun kalbindeki sevgisini öldüremiyor ancak Yusuf'u çok derinden yaralıyor. Bazen insan öyle şartlara maruz kalıyor ki,sevgisinin büyüttüğü sevdasının yaralarını saracak gücü ,ne kendinde ne çevresinde bulamıyor. Onlar öyle şartlar ki,sanki savaş ortasında,herkes ona saldırırken,kılıçsız kalmış bir insanın halini yaşıyor.Bu hikâye,o dönemin zorluklarını acı bir şekilde gözler önüne seriyor. Yusuf'un çaresizliği,kimsesizliği,yalnızlığı,güvensizliği ve sonradan iyice içine düştüğü sefalet insanı derinden yaralıyor.


Roman aynı zamanda, taşradaki bürokratik ilişkileri, ayrıntılarıyla anlatıyor. Onların çarpık ilişkilerini,kurgunun içine güzel bir şekilde dağıtan yazar, toplumun gerçeklerine ayna tutuyor . İnsanların sefaletinden çıkar sağlayan vicdansız insanların,nasıl kişilikler olduğunu, sinir duygusunu alevlendirecek şekilde gözler önüne seriyor. Roman, dönemin taşra yaşamındaki adaletsizlikleri, yozlaşmayı, sınıfsal farklılıkları ve güçlünün zayıf üzerindeki tahakkümünü sert bir dille eleştiriyor. Özellikle bürokrasi, zenginlik ve ahlak arasındaki çatışmalar,insanın sinirini açığa çıkarıyor.


Elbette kitabın bir Sefiller romanı kadar derinliği yok ama yine de güzel bir eser diyebilirim.. Yazar,insan psikolojisini,toplumun gerçekliğini etkileyici bir üslupla bizlere aktarmıştır.

Betimlemelerin film sahnesi gibi gözümüzde canlandığı bu eser, uzun uzun tasvirlerle okurun canını sıkmıyor. Diyaloglar ve betimlemelerin dengeli dağıldığı bu eserde,imgeler ve metaforlar kurguyu güçlendiriyor, akıcı hâle getiriyor. İyi ile kötünün çatışmasını gözler önüne seren yazar, bizlere insanlık yolunun ışığını gösteriyor. Sefaletin,fakirliğin insan onurunu nasıl yücelttiğini ve alçalttığını iki farklı anne-kız üzerinden gözler önüne seriyor.

Toplumun eleştirisi,güçlünün ahlâkî yozlaşması,sevda hikayesi gibi konular etrafında kurgulanan bir taşra romanı okumak isterseniz bu kitaba şans verebilirsiniz.

Keyifli istifadeli okumalar diliyorum

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

《 Ç Ö Z Ü L M E 》

《 İ N S A N O L M A K 》

《 A Ş K - I M E M N U 》