《 SABAHATTİN ALİ BÜTÜN ŞİİRLERİ 》
Sabahattin Ali'nin, "Hapishane Şarkısı 5" ismiyle yazdığı şiirinin,"Aldırma Gönül" diye dinlediğimiz türkü olduğunu biliyor muydunuz? (◍•ᴗ•◍)
Bu eser,Sabahattin Ali'nin farklı dönemlerde yazdığı şiirlerinin bir araya getirildiği bir eserdir. Sabahattin Ali'nin "Bütün Şiirleri" kitabı, şairin erken dönem şiirlerinden, daha olgunluk dönemi eserlerine kadar bir nevi kronoloji sunar. Böyle bir terim var mı bilmiyorum ama,şairin belli dönemlerini anlatan,şiirsel bir otobiyografik eser de diyebiliriz.
Şair,şiirlerinde genellikle çok yalın ve anlaşılır bir dil kullanmıştır. Açıkçası bir çok şiiri, hayatının bazı dönemlerinin şiire çevrilmiş hâli gibi geldi. Hiç kolay bir hayat yaşamamış olan şair,şiir diliyle okurlarıyla dertleşmiştir çoğu zaman..Şiirler, şairin iç dünyasına açılan bir pencere niteliğindedir. Şairin dünyasını bütünlükle görmek açısından güzel olduğunu söyleyebilirim.
Lakin,modern şiirin,zihinsel kazıya sebep olan dizelerinden sonra,bu şiirleri okumak,benim ruhumda çok fazla yer bulmadı. Elbette ruhuma dokunan dizeler vardı ama bütün olarak baktığımda bu dizelerin,benim açımdan az olduğunu söyleyebilirim .Yahya Kemal Beyatlı'nın, Kendi Gök Kubbemiz kitabındaki şiirleri de,aynı tarzda yazılan eserler olmasına rağmen, dizelerin arkasındaki derinlik, ruha verdiği tazelik ve coşku, beni etkilemişti. Bu eserdeki şiirlerde aynı duyguyu çoğunlukla hissedemedim. Ama şairi şiir diliyle tanımak güzeldi.
Peki sadece şairin iç dünyasına mı ayna tutuyor şiirler? Elbette o kadar değil. Bu şiirler,sadece bir şairin değil, aynı zamanda bir dönemin ruhunu, şairin toplumsal kaygılarını da yansıtıyor. Şair,kafiyeli-uyaklı,dörtlüklerden oluşmuş şiir kalıbıyla, toplumsal durumları şiir diline dökmüştür. Bir dönemin ruhunu, şiirsel dille okuduğum kısımlar ise, dönemi tanımak adına güzeldi.
Sabahattin Ali, genellikle romanları ve hikayeleriyle ön plana çıksa da, okuduğum ve araştırdığım kadarıyla,şiirleri de onun edebi kimliğinin önemli bir parçasını oluşturuyor .Eserdeki şiirler,romantizmden toplumcu gerçekçiliğe uzanan bir yelpazede değerlendirilebilir. Sabahattin Ali'nin hayatını okuduğumuzda, bulunduğu dönemde, yazılarından dolayı sıkıntıya uğramış ve anlaşılmamış yazarlardan olduğunu görüyoruz. Hapishane hayatı,takip edilmesi, huzursuz bir hayatının olması, sevgiyi, sevmeyi çok iyi bilmesi ama gönlünce yaşayamaması şiirlerine yansımıştır. Sevgiyi; şiirleri dışında,yaşantısıyla da hissettiren nadir şairlerden biridir Sabahattin Ali.. Ne var ki, yaşadığı dönemde,yazıları dolayısıyla başına gelenler,sevdasını gönlünce yaşamasını engellemiştir. Bu yaşadıklarını şiire dökmesi,bazı okurların hayatında yer bulmuştur.
Acılar, eksiklikler, yalnızlıklar ve anlaşılmamışlıklar, okuyucunun kendi duygularıyla örtüşen evrensel temalardır. Şair, aşk,ayrılık, melankoli gibi temalar yanında, toplumsal eleştiri ve adalet temalarına da değinmiştir.
Bazı şiirlerinin önemli özelliklerinden biri de,onların bestelenmiş olmasıdır. Şiirin lirik gücü, bestelenmesiyle daha da güç kazanmıştır ve günümüze kadar gelmiştir. Bunlardan bazıları; "Melankoli" ,"Çocuklar Gibi", "Aldırma Gönül" gibi eserlerdir.
Halk şiiri tarzında yazılan şiirler dışında,bir kaç divan şiiri tarzında yazılmış eserlerde bulunmaktadır. Bu eserlerin dili, alışık olmayanlar için anlaşılması zordur ve ağdalıdır. Bunun dışında, arkadaşları veya tanıdıkları insana yazılmış ,'kişileri konu ettiği' şiirler de bulunmaktadır. Mesnevîsi ise,günlük yaşam,aşk,duygular çerçevesinde yazılmış beyitlerdir.
Şair şiirlerini, bireysel duygusal hislerini ve toplumsal gerçekliği sade ama samimi bir dille harmanlayarak anlatmıştır. Hem şairin kendi dünyasını,hem bulunduğu dönemi şiirsel tarzda anlamak isteyenler için faydalı bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Derinlikli dizeler, zihinsel kazı isteyen satırlar az bulunsa da,yalın bir dil ve basit anlatım isteyenler için tatmin edici olacağını düşünüyorum. Şiirleri arasında çok az yer kaplayan Divan şiiri bölümlerini buradan ayrı tutuyorum bilginize:)
Keyifli istifadeli okumalar diliyorum
Yorumlar
Yorum Gönder