《 CÜMLE KAPISI 》

 ᴄüᴍʟᴇ ᴋᴀᴘısı : ᴋᴀʟʙɪɴ ᴋᴀᴘısı diyen Nazan Bekiroğlu, 'cümle' kavramını sadece kelime olarak kullanmıyor. Aynı zamanda kalbin ve anlamın kapısı olarak kullanıyor.. 

K e l i m e bir fısıltıyı ifade ederken;c ü m l e, o fısıltıyı,yankıya,çığlığa,destana,şiire dönüştürüyor.

Yazar,sadece defterde değil,kaleminin dokunduğu her yerde biriktirdiği cümlelerinin pencere açtığı manalara doğru, masalsı bir yolculuğa çıkarıyor bizleri... Masalsı diyorum çünkü; tarihi ,sanat tılsımı bir kalemden okumak öyle hissettiriyor. 

Kalbin anlamına doğru yolculuk yaparken yazma eylemine değiniyor Nazan Bekiroğlu.. Yazar için yazmak, bir d i r e n i ş ifade ediyor. Çocukluğunu dilediği gibi yaşayamamış olduğundan, zihnindeki kelime cümbüşünü ,zamanın acımasız akışına bir çığlık gibi bırakıyor. Yaşayamadıklarıyla ağırlaşan varoluşunu yazarak hafifletiyor ...

Peki başa dönersek, ne anlatıyor yazar bize? Cümleyi bir köprü gibi kullanan yazar; geçmişle bugünü,benlik ile karakterleri birbirine bağlıyor.

• İlk olarak ,Mevlana ve Şems arasındaki muhabbete değinerek, aşk'ın bildiğimizden farklı bir yönünü anlatıyor. Okuru,aşk dolu gönüllerden, iç dünyamıza doğru bir yolculuğa çıkarıyor. 

• Sonra, Hz.İsa as ve havarileri üzerinden,"ihanet, kıskançlık, yalnızlık, anlaşılmama" konularını işliyor. 

• 'Gemilerin Geçtiği Umman' başlıklı yazısında,öğretmeniyle edebî mektuplaşmalarından bahsederken, vefa duygusuna ve hatıranın önemine değiniyor. Zaten vefa duygusu ,hatıraya vurulan bir mühür değil midir? Vefa,anıları zamanın akışına sabitler ve hayat filminin en güzel dekoru olarak kalbe sunar. Bunun dışında, bu mektuplar; insaniyetin tavan yaptığı,kültürün veludluğunu(doğurganlık) aksettiren,bereketli bir mektuplaşma olduğunu ortaya koyuyor. 

• Bir sonraki konu, Zindan Risalesi başlığıyla,hapishanelerin hem kelime olarak hem anlam olarak değişimini anlatıyor. Geçmişten günümüze,hem gerçek tarihte,hem de roman karakterlerinin tarihindeki zindan vakalarından örnekler sunuyor. Hapishane temasına; aşk, haksızlık, adalet gibi konuları da harmanlayarak farklı bakış açıları sunan yazar,meseleyi kendine özgü kelâmı üslubunca yorumluyor. 

• Sevgilim İhanet başlıklı konusunda;babalar ve oğullar arasındaki ilişkileri,Türk ve dünya edebiyatındaki romanlardan ve gerçek hayattaki yazarlardan örneklerle yorumluyor. Yorumlamakla kalmıyor, farklı bakış açıları sunuyor .

• Son olarak ,aşk ve intihar konularına çeşitli bakış açıları sunarak,kavramın sosyolojik ve psikolojik yönünü, edebi diliyle açıklıyor. 


Kitabı okurken,okura iç dünyasını açan bir Nazan Bekiroğlu ile karşılaşıyoruz. Dertleşen,insani yönlerini samimiyetle ortaya döken,tıpkı kalemi gibi sıcacık bir yazarla,onun iç dünyasına seyahat ederken; kendi iç dünyamızda da aynı yolculuğa çıkıyoruz. Ben "kalbiyle yaşayanları" seviyorum♡(⁠˘⁠⌣⁠˘⁠ ⁠). Yazarın, zihninin içindeki fısıltıların,benim kalbimde yankı bulması,bana iyi hissettiriyor. Kelimelere sarılarak yolculuk etmeyi seven ,cümlelerin ardındaki anlamları zihinsel kazı ile bulmayı seven biriyseniz, kitabı okumanızı öneririm.

Keyifli okumalar diliyorum...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

《 Ç Ö Z Ü L M E 》

《 İ N S A N O L M A K 》

《 A Ş K - I M E M N U 》