《 İ N C İ 》

 Bu kitap, Kino isimli yoksul bir inci avcısının hikâyesidir. İsmini de buradan alan kitap, bir kurgu olmanın ötesinde, insan denilen karmaşık yapının birbirinden farklı yönlerini ortaya çıkaran bir serüvendir. 


Bu kitaptan önce İnci isimli kitabı okumuştum ve incelememde,yazarın bahsettiği "Timshel" kavramına değinmiştim. Bu kavramı, "İnsanın özgür iradesiyle, ahlaki seçim yapabilme yeteneği ve bu doğrultuda kaderini şekillendirmesi" olarak belirtmiştim. Evet insan olarak seçim hakkımız var fakat seçimlerimizin sonuçları her zaman gitmek istediğimiz yöne uğramaz. Tıpkı bu kitapta bahsedildiği gibi... Bizim irademiz koca bir okyanusta, tekneyle ilerlemek gibidir. İrade pusulamızı kullanarak doğru yönde seçim yapsak bile bazen fırtınalara yakalanırız. O anda ki tedbirimiz, teslimiyetimiz ya da mücadelemiz kaderimizi şekillendirmeye devam eder. Bu teslimiyet bir yenilgi değil, kabulleniş ile birlikte, huzura açılan bir kapı olabilir. Nitekim bu konuda, cânımm Samiha Ayverdi'nin söylediği şu cümleyi çok severim;

"Herkes bu meydana bir zafer için gelir,ben ise sade sana yenilmek için geldim.."

Rabb'e hissedilen derin sevginin getirdiği teslimiyet ve kabullenişi anlatan güzel bir cümledir. 


Peki bu kitapta Kino'nun yakalandığı fırtınalar nelerdir? Adaletsizlik, liyakatsizlik, düzenbazlık, aç gözlülük, yozlaşma ve bu fırtınalara karşılık Kino'nun sergilediği; umut,dua,mücadele... Bu fırtınaları okurken gördüğüm tema; kıskançlık, haset, garez ile örülmüş 'ç e k e m e m e z lik' duygusudur. Bu öyle bir duygu ki; kalpte filizlenen, sinsilik içeren, ruhu kemiren zehirli bir histir. Bu insanlar, merak adı altında öğrendiklerini, ruhunun zehrinde yoğurarak kıskançlığına alet eder. Tıpkı Kino'nun çevresindeki bazı insanlar gibi.. Kimi bu zehri adaletsizlik yönünde akıtır,kimi düzenbazlık, kimi aç gözlülük ... Kino ise, bu hengâmeden, iyi kalpli dostlarının desteğiyle ve iyi niyetiyle çıkmaya çalışır. Seçimleriyle, kaderini şekillendirmeye devam eder. Kino'nun bu mücadelesi, bize, hayatta her şeyin kontrolümüzde olmadığını fısıldar .


Kino'nun ,hayattaki anlarında,ruhunda hissettiği müzikleri vardır. Güneşin türküsü, dalgaların türküsü, ailenin türküsü, incinin türküsü diye adlandırılan ruhunun türküleri; Kino'nun güzelliğine ve iyi niyetine coşkuyla ve huzurla yoldaşlık ederler. Eğer kötülük hissettiyse; kötülüğün türküsü, sinsiliğin türküsü gibi türküler onu uyarır. Yazarın, burada kullandığı türkü metaforu,karakterin psikolojik boyutuna değinmesiyle birlikte, kitabı okuma yolculuğuma renkli bir hava kattı.


Bir diğer metafor olan incinin de mesajları vardı elbette.. 

İnci; nadir bulunan, değerli, masumiyeti ve zarafeti temsil eden bir taştır. Bir kaza sonucu midyenin içine kaçan kum tanesi,midye tarafından parlak bir maddeyle sarılır ve sonucunda inci oluşur. Bizim hayatımıza da, kum tanesi gibi imtihanlar girer. Menbaı Rabbim'den olan ışık ile bu imtihanları sararak, başta sorumluluk ve teslimiyet ile öğütebildiğimizde,ortaya çıkan tecrübeler hayatımızın en değerli incileri olacaktır...


Velhasıl kelâm, bu kitap, iyi ve güzel bir niyetle çıkılan yolculukta, istenilmeyen kazalara maruz kalan Kino ve ailesinin hikayesini anlatır. Başta yoksul ama huzurlu olan Kino ve ailesinin hikayesi, farklı mücadelelerle devam eder. Yazarın tasvirlerinin gerçekçi bir hava hissettirmesi, dilinin akıcı olması, kitabı okumayı keyifli hâle getiriyor. Yazarın kullandığı metaforların zihin dünyamda açtığı kapıları, anlamını ve etkisini sevdim. Novella dediğimiz 92 sayfalık bu kısa eserin,akıcı dili eşliğinde verdiği derin mesajlarını beğendim. Bu anlattıklarım çerçevesinde hoşunuza giderse şans verebilirsiniz.  

Keyifli okumalar diliyorum...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

《 Ç Ö Z Ü L M E 》

《 İ N S A N O L M A K 》

《 A Ş K - I M E M N U 》