《 K U M A R B A Z 》

 Dostoyevski'nin Kumarbaz romanı, kurgu çerçevesinde kumarın insanı dağıtan yönünü anlatır. Eser, Dostoyevski'nin kumar bağımlılığı yüzünden kız arkadaşı Polina'yı kaybetmesi yönüyle otobiyografiktir. Kitap ismini konusundan almış olsa da bu romanda tek bağımlılık kumar değildir. Yazar, kumar metaforuyla aşk, para hırsı gibi konularda da insana bağımlılık yapan yönleri vurgulamıştır.


Kumar, iradenin büyük bir sınavıdır. Bir insanın doğru ve sağlıklı olanı yapması gerekeni bilip bunu yapması iradedir. Yusuf suresi 53. ayette de denildiği gibi:

"Ben nefsimi temize çıkarmam; çünkü nefs, Rabbimin merhameti olmadıkça kötülüğü emreder. Doğrusu Rabbim bağışlayandır, merhamet edendir." 

Evet, nefsimizin kötü istekleri vardır. Hayat yolunda karşımıza çıkan iki yoldan kötülüğe davet eder bizleri. Kumar da dışarıdan süslü ve zengin görünen ama insanın hayatını, ailesini, planlarını mahveden kötü bir yoldur. İrade, bu iki yol karşısında güzel olanı seçebilme gücüdür.Kumarbazda irade, tutkunun karşısında kumdan bir kale gibidir. İradesini kumdan kale yapanlar, bağımlılıkların dev dalgasıyla silinmeye mahkûm olurlar. Yazar işlediği temalarla irade ve tutkuyu savaştırır. Dostoyevski’ye göre kumar bir oyun değil, insanın kaderine karşı giriştiği umutsuz bir çabadır. Yazar gerçek anlamda kumarın, iradesi zayıflar karşısındaki gücünü anlatırken; aynı yol üzerinde aşk ve para hırsını da, kumar tutkusunu metaforlaştırarak anlatır. 


Her duygu dengede yaşandığında anlam kazanır. Kumarbaz kitabında aşk, insanın özgürlüğünü elinden alan ifrat derecesinde bir duygudur. Aşkı, rulet oyunu üzerinden metaforlaştıran yazar, oyunda topun hangi numara üstünde duracağını bilemediği gibi; aşkta da kalbinin karşılık bulup bulmayacağını bilemez. Kişi, tutkusuna iradesini teslim eder ve belirsizliğe mahkûm olur. Kitaba göre kumarın bir yönü de kaybetmenin verdiği gizli haz iken, yazar aşkı da aynı çerçevede anlatır.Kumarda olduğu gibi aşkta da bazıları için imkansızın peşinden gitmek daha renkli hissettirir. Benim için kitapta tanıştığım karakterleri ve onların yaptıklarını anlamak güç olsa da, karakterlerin derinlemesine incelenen psikolojileri, insan hayatının sağlıksız yönlerini vurgulayarak önemli mesajlar verir. Kötü olan sadece kumar değildir; belirsiz sağlıksız olanı bildiği halde duygu beslemek de bazen kumardır. İsraf sadece yemekleri çöpe atmak değildir. Bedenimizi, duygumuzu bile bile kötülüğe sarf etmek de israftır. Baş karakterimiz Aleksey İvanoviç bu konunun net bir örneğidir. Bir de kitabın anlatıcısı olan Aleksey'in aynı zamanda öğretmen olması, bence yazarın bilinçli olarak yazdığı bir durumdur. Yazar bu karakterle akademik eğitimin, dimağda eriyerek ruhu sulamadığında, tutkulara nasıl yenildiğini anlatır. Bu nedenle okuduklarımızın iradeyi de gönlü de besleyerek ruhu zenginleştirmesinin asıl okuma olduğunu vurgular.Bir öğretmenin kumarbaz olması, aklın (eğitimin) hırs (kumar) karşısındaki acı yenilgisidir. Bence Dostoyevski şunu anlatır: Diplomalarınız ve okuduğunuz kitaplar hakikatli bir okumadan geçmiyorsa, kalbinizdeki o düzenbaz masaya oturduğunuzda, onlar sizi koruyamayabilir.


Kitaba göre para hırsı kimisi için manevi bir silah, kimisi için bir otorite aracı iken; bazıları için de saygınlık ifade eder. Para yaşam için önemlidir evet, ama bunun kumar gibi bağımlılık ve saplantıyla insan hayatında yer etmesi, ömrü ziyan eden bir çabadır. Çünkü para amaç olduğunda kuraklık, araç olduğunda bereket olabilir. Para amaç olduğunda hayatın diğer anlamlı ve renkli yönleri askıya alınır. Bu da insan hayatının kuraklığı demektir bana göre... Burada da parayı amaç hâline getiren insanların hayatlarını nasıl çöle dönüştürdüğü anlatılır. İnsanlar paraya o kadar odaklanmışlardır ki; hayatlarında olan diğer eylemlerden zevk alamazlar.


Velhasılkelam roman, yazarın borçları ve yayınevi anlaşması nedeniyle 26 günde yazılmış olsa da insan hayatına dair çarpıcı örneklere yer verir. Şahsen kumarla hiç işim olmadığı için bazı terimleri ve yapılanları anlamakta zorlandım. Bu nedenlede araştırarak okudum. Açıkçası Aleksey'in saplantılı aşkı da beni sıktı.Ama verilen mesajlar ve insan psikolojisi merakım nedeniyle okumaya devam ettim. Babaannenin olduğu kısımlar eğlenceliydi sadece, diğer durumlarda ise kurgu devam ederken bazı yerlerde tekrara düşmüş gibi hissettirdi. Merakını cezbeden varsa kitaba şans verebilirsiniz. 

Keyifli okumalar diliyorum...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

《 Ç Ö Z Ü L M E 》

《 İ N S A N O L M A K 》

《 A Ş K - I M E M N U 》