《 KADRAJ HATALARI 》
Kitabı yatay okumaya başladığımda anlamıştım farklı bir şiir tarzı olduğunu... Kitabın isminden başlayacak olursak Kadraj Hataları, fotoğraf metaforuyla görünen ile görün(e)meyenler arasındaki farkları dert edinir. Şair, hayatın kadrajına sığanları ve sığmayanları, net ve bulanık olanları serbest şiir diliyle anlatır. Arabesk bir şair olarak adlandırılan şair Güven Adıgüzel, "Herkes bilir mutlaka modern şiir tetiktir" dizesiyle de anlattığı gibi, gerçekte olan ama görülmeyen, duyulmayan dünya hayatının ruhumuza saplanan ağrılarını tetiğe basar gibi anlatıyor.
Bir röportajında, "Şiir her hâl ve şartta yoluna devam eden bir duygu durumudur. Bu ‘uğraş’ benim kendi iç kavgamdır, kalbinin dağlarına çekilenlerin hissiyatını taşıyorum şiirle uğraşırken... Kelimelere inanıyorum ve bu konudaki ısrarım Allah ömür verdiği müddetçe devam edecek." diyen şairin şiirlerinde bahsettiği temalardan biri anlam arayışıdır.Şair, mükemmeliyetin özendirildiği modern çağda, eksikliklerimizle anlamlı bir varoluşu sorgular. Dünyanın sahteliğine baş kaldıran şair, gerçekliğin netliğinde insanca yaşamanın, yani eksik ama doğru yaşayabilmenin güzelliğine vurgu yapar. Şaire göre anlam bir sonuç değil, kelimelerle kurulan, sonsuza doğru yürüdüğümüz bir köprüdür. Bu köprüde yürürken hem kendimizle hem de diğerleriyle kurduğumuz bağların sağlamlığı, o köprüyü güzel anılar ve anlamlarla aşmayı sağlar.
İnsanın zihinsel ve duygusal odak noktasını kadraj metaforuyla anlatan şair, insanın ikiyüzlülüğünü, duygularıyla gelişerek insan olabilecekken, etten kemikten beşer olarak kalmayı tercih etmesini eleştirir. "Yol mürşittir yürüyene, dünyanın diline pranga vurmak da öyle!" diyen şair; olumsuzluklara rağmen ilerlemenin bilgeliğini anlatır. İnsan bu dünyada bilgeliğiyle huzur bulur, yükselir, insan olur. Sürekli konuşmanın bir yere varmadığı, kelimelerin ve zamanın israf edildiği durumları; "Susmayı öğrenemedik, konuşmak yüzyıldır en modern ayin" diyerek hicveder.Dünya ağrısı, yaralarımıza rağmen dünyanın dönmesi, her şeye rağmen ümitli oluşumuzu şiirlerinin dizelerinde harmanlar ve bizlere sunar. Bu duygularını da "Dünya bizden yana durmuyor, biz hep dünyadan yanayken" dizesiyle ifade eder. Aslında bütün bunlarla şair, hayatın üzerimizde bıraktığı kusurlu izlerin bizim gerçek hikâyemiz olduğunu vurgular.
Şair, Yusuf a.s.'ın kıssasını da örnekleyerek hasret, özlem gibi duygulara değinir. Dizelerde kazananlar da anlatılır ama daha çok kaybedenler, yenik düşenler lirik bir dille terennüm edilir. Sanki bazı dizeler, bir sevgiliye, iyiliğe, doğruluğa hasret insanların haykırışıdır. İnsan olup da bir zaman diliminde yalana mahkûm olmayanımız var mıdır ki? İşte bu sebeple bazı dizeleri okumak sanki şairle hasbihâl ediyormuş hissi verir. Şair bazı şiirlerinde sevgilisiyle hasbihâl ederken, dünyanın ruhumuza ağrı yaptığı yerlere değinerek bizleri de sohbete davet eder.
Şairin dizeleri görülmeyeni, unutulanı ya da görmezden gelineni dik bir duruşla işaret ediyor."Sana söyleyemediğim şeyler var" dizesiyle başlayan şair, dünyada gördüklerini ve yorgunluklarını şiire çevirirken "İnsanın dehşetine nasıl da yeniliyor merhamet!" dizesiyle güzelliklere hasretini ifade ediyor. Ama her şeye rağmen yaşamanın da kallavi bir anlamı olduğuna inanan şair, devamında; "Kısmet her zaman en güzel ihtimal ve mürşittir düşene kuyu" diyerek ümit ipini sıkı sıkı tuttuğunu da hatırlatıyor.
Velhasılkelam Kadraj Hataları, hayata "doğru açıdan" bakmaya çalışanların kitabı olduğu kadar, "yanlış açıda" kalsada bakmaktan vazgeçmeyenlerin de kitabıdır. Şaire göre bizler, mükemmel karelerin değil; yarım kalmış hikâyelerin, yanlış anlaşılmış cümlelerin ve "kadraja sığmayan" dertlerin toplamıyız. Şairin dizeleri kolay anlaşılmıyor, düşündürüyor. Basit kelimelerin ardındaki derin anlamlar anlaşılma hissi uyandırıyor. Hayat adına, sevgi adına, insanlık adına güzelliklerde buluşabilmeye davet ediyor. Buraya kadar anlattıklarım ilginizi çektiyse sizler de kitaba şans verebilirsiniz.
Keyifli okumalar diliyorum...
Yorumlar
Yorum Gönder