《 İNSAN NEDİR?》
"Kafamda kentsel dönüşümler" ♪♫♪♫ ...diyebileceğimiz bir kitap olduğunu söyleyerek başlamak isterim. Bu kitap ile yazar bizleri, "İnsan Nedir?" sorusu üstüne felsefi tartışma platformuna davet ediyor. Kitap, biri yaşlı diğeri genç iki karakterin diyaloglarından oluşuyor. Genç olan öğrenmeye,sorgulamaya meraklı, gerektiğinde eleştirel konuşurken; yaşlı adam sinir bozucu sakinliği ve her söylenene ispatıyla açıklamalar getiriyor. Bazen de,sorularla genç adamı cevabı bulmaya yönlendiriyor.
İnsan nedir? Neye benzer?
Yazar insanı, bir çok parçadan oluşmuş makineye benzeterek başlıyor. Elbette; insanı, birbirinden farklı parçaların beden ve ruhta birleşerek birbirini tamamlamasıyla oluşmuş makineye benzetebiliriz. Kendi kendine çalışan makine var mıdır? İlla ki dışarıda bir müdahale gerekir çalışması için.. Yazar da burada, insanın sadece parçaların birleşmesiyle oluşmuş biyolojik bir varlık olmadığını; duygusal, sosyal, kültürel açılardan çevreyle şekillendiğini anlatıyor.
İnsan bedensel olarak fiziki organlara sahipken; ruh olarak da latifeler dediğimiz manevi organlara sahiptir. Bedensel olarak besinlere ihtiyacımız olduğu gibi, ruhumuzun da besinlere ihtiyacı vardır. Biz farkında olarak ya da olmayarak ruhumuzu besleriz. Ruhun iyilikle beslenmesi güzel yolları seçmeye sebep olurken; kötü beslenme ruhun kanserine yol açar ve kötü yolları seçmeye sebep olur. Bu anlamda bireyin tek başına bir şey üretemediğini söylüyor. Eylem ve düşüncelerini, mizacına ek olarak, çevreden öğrendikleriyle sentezlediğini anlatıyor. Eğer bu öğrenilenler eğitim ile yapılırsa, insanın olabileceği en iyi noktaya geleceğini söylüyor. Her bir temanın ayrıntısını, kitapta ispatlar ve örneklerle açıklıyor.
Sinir bozucu olsa da zaman zaman hak verdiğim diğer bir nokta; insanın yaptığı her eylemde, vazifede, sorumlulukta sadece kendi hoşnutluğunu ve kendi onayını elde etme isteğidir. Yazara göre; sosyal eylemlerimiz, ulusal değerler, en basit iyilikler her zaman kendi içsel huzurumuz için yaptıklarımızdır. Çünkü yapmazsak kaygı duyacağız, vicdan azabı çekeceğiz,içsel huzurumuz olmayacak. Bu yüzden vatan uğruna ölüme koşma ya da annelik gibi kıymetli durumlarda bile bunun geçerli olduğunu söylüyor.... Genç adam bunlara kızarak değerlerin yüceliği uğruna yapıldığını anlatsa da; Yaşlı adam, bu argümanlarını, soru cevap ve örneklerle ayrıntılı açıklıyor ve genç adamın argümanlarını çürütüyor.
Peki zihnimizi kontrol edebilir miyiz? Zihin çalışmaya karar verdiyse onu durdurabilir miyiz? Eğer durduramıyorsak onunla nasıl anlaşma sağlarız? ..gibi soruları yine ispatlarla açıklıyor. Yaşlı Adam'ın açıklamaları, zihinle savaşmak yerine, onunla anlaşmaya doğru giden yolu açıyor.
Hayvanlarla insanların benzer makinelere sahip olduğunu, ikisinin de birbirinden farklı üstünlükleri olduğunu anlattığı bölümde, açıklamalar bazı açılardan doğru olsa da, bahsettiği sonuç olarak fikrine katılmıyorum.. Çünkü Rabbim diyor ki;
“Gerçekten biz Âdem evlatlarını şerefli kıldık, karada ve denizde kendilerini taşıyacak vasıtalar nasip ettik, onlara helal ve hoş rızıklar verdik ve onları yarattığımız varlıkların çoğuna üstün kıldık.” (İsra, 17/70).
Kitap beni, bahsettiği her anlamda tatmin etmese de, okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabı okurken de,bitirdikten sonra da zihin sürekli bir dönüşüm, sorgulama halinde oluyor. Kitapların sorgulamaya sevk eden yönünü seviyorum. Aynı konu içinde katıldığım, katılmadığım ve üstüne düşüneceğim noktalar vardı.
Velhasıl kelâm; insanın doğası, ahlak, vicdan, eğitim, özgür irade gibi konular üzerine sarsıcı sorular soran bu kitap; okuru, insana dair inançlarını ve insanlığa dair algılarını yeniden gözden geçirmeye sevk ediyor.
Kitap, felsefi bir metin olsa bile, konuları gündelik örneklerle ve anlaşılır bir dille açıklıyor.
Bahsettiklerim çerçevesinde ilginizi çektiyse kitaba şans verebilirsiniz.
Keyifli okumalar diliyorum...
Yorumlar
Yorum Gönder