《 SAMANYOLU'NDA ZİYAFET 》
Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır.
Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır.
Gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır.
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır.
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır.
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır.
Sezai Karakoç'un "Diriliş" düşüncesi, onun yazılarında ve şiirlerinde öne çıkardığı önemli bir kavramdır. Bu kavram sadece bir kelime değil, bireyin ruhen dirilişini anlatırken, toplumun medeniyet, sanat, edebiyat bağlamında dirilişini de ifade eder. Samanyolunda Ziyafet eseriyle de yazar, diriliş düşüncesini oruç ve Ramazan ekseninde ele alarak, okura ruhun metafizik yolculuğunu resmetmiştir. Yazara göre oruç aç kalmaktan ziyade, ruhun manevi iklimde seyahate çıktığı bir ziyafettir. İnsan aç kalarak bedenini susturur, böylece ruhunun sesini duymaya başlar. Yani açlık ile bedenin sınırları aşılır ama ruhsal ziyafete doğru yola çıkılır.Bu bağlamda kitabın ismi, eserin derinliğini ifade eden güzel bir metafordur.
Yazar, orucu bir diriliş olarak ifade eder. Oruç, üç aylar ile birlikte ışığı yansıyan, ramazan hilaliyle birlikte güneş gibi ruhlarımıza ve dünyamıza doğan bir güneş gibidir. Güneşin ışığıyla bedenlerimizi ve dünyamızı ısıtması gibi oruç da ruhlarımızı ısıtır, dünyamızı renklendirir, kalbimizi yeşertir, gönlümüzde çiçekler açtırır. Oruç insanı yeryüzündeki sofralardan kaldırır ama Samanyolu'nda ilahi sofraya davet eder. Ruhun temizliğe ve manevi besine ihtiyacı vardır. Allah (c.c.) Ra'd suresi 28. ayette: "Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı anmakla huzura kavuşur." der. Bu ayete binaen ruh asıl kaynağını arar. Nasıl ki vücudumuzun organlarının besine ihtiyacı varsa, ruhumuzun azalarının da besine ihtiyacı vardır. Kalp, ruh, sır, hafi, ahfa gibi manevi organlarımız oruç, Kur'an-ı Kerim, namaz gibi ibadetlerle beslenir ve doyuma ulaşır.Bu bağlamda oruç, namaz ve Kur'an-ı Kerim ile birlikte gönüllerimize ve manevi azalarımıza temiz bir hava gibi dolar.
Metafizik; duyularla algılanamayan, fiziksel dünyanın ötesindeki gerçekliklerdir. İnsan, dünyanın baş döndürücü güzellikleri karşısında ruhunu ve açlığını fark etmeyebilir. Oruç ise açlık ile insana acizliğini, kim olduğunu hatırlatır ve metafizik yolculuğa davet eder. İslami kaynaklarda nefs terbiyesi ile ilgili anlatılan şu menkıbe bu durumu çok güzel terennüm eder. Rivayete göre; Allah (c.c.) nefsi yaratıp "Sen kimsin, ben kimim?" diye sorar. Nefs; "Sen sensin, ben de benim." der. Rab, nefsi ateşe atar, cezalandırdıktan sonra tekrar sorar ve aynı cevabı alır. En sonunda uzun müddet aç bırakır ve tekrar sorar. Nefs; "Sen Rabbü'l-âlemînsin, ben ise senin aciz bir kulunum." der. İnsan nefsi açlıkla terbiye olur, ahlakı güzelleşir. Anlatılan bu menkıbe, orucun bireysel manadaki manevi yolculuğu dışında, toplumsal olarak da kıymetini ifade eder.Oruç, toplumda yardımlaşma ve dayanışmayı sağlarken, ruhu kibirden arındırarak yerini merhamet duygusuna bırakır. "Ben yardım ediyorum" değil, "Rabbim vesile kılıyor, ben kardeşlerime omuz veriyorum" duygusu oluşur. 'Yarın bir gün benim başıma da gelebilir' bilinci hâkimdir. Bu bağlamda oruç, bireysel ve toplumsal iyileşmeye vesile olur.
Yazar, Ramazan ayında bulunan Kadir Gecesi gibi nimetlerin önemine değinerek, sahip olduğumuz güzellikleri gönlümüze nakşeder. Ardından gelen bayramın birleştirici, bütünleştirici gücünü ve güzel bir arınma sonucunda getirdiği saadeti gözler önüne serer. Gerçek bayramın ruhumuzun bayramı olduğunu ve bu kutlu ayda kazanılan ruhi ilerlemenin benliğimize geçen kalıcı bir damga olduğunu vurgular.
Velhasılkelam, Ramazan ayı inciye dönüşme yolculuğudur diyen yazar, orucu zayıflayan din kasımızı güçlendiren bir etki olarak ifade eder. Bakara Suresi 138. ayet de: "Allah’ın boyasıyla boyandık. Boyaca O’ndan daha güzel olan kim vardır? Biz yalnız O’na kulluk ederiz” diye ifade eder.Bu güzel ay, ilahi boyayla boyandığımız bir aydır. Ne mutlu Rab Teâlâ'nın boyasıyla boyananlara... Ne mutlu oruç vesilesiyle ruhunu analiz edebilenlere... Rabb'im muvaffak eylesin inşallah.
Ben her yıl çocuklarımla birlikte ramazan ayında bir kitap okurdum. Bu sene "Anne, bu kitabı ezberledik, başka kitap okuyalım." demişlerdi. Nasipse seneye okuyacağımız kitap belli. Büyüdükleri için de anlamalarının zor olmayacağını düşünüyorum, hem üstüne konuşuruz inşallah... İstifadeli olması duasıyla...
Güzel okumalar dilerim...
Yorumlar
Yorum Gönder