《 SEVME SANATI 》
Erich Fromm'un "Sevme Sanatı" isimli kitabı, sevme duygusunu çeşitli yönlerden irdeleyen bir yapıttır. Sevmenin sanat olduğunu ifade eden yazar, bu sanatı teorik ve pratik yönleriyle psikolojik, sosyolojik ve felsefi açılardan derinlemesine irdeler.
Sanat nedir? Yapılan eylemi önemsemek, o işe dikkatle, özenle çalışmaktır. Sevmek sanat mıdır peki; kesinlikle sanattır. İçimizde doğal olarak bulunan bu duygu, özenle, sabırla duyguya yoğunlaşarak büyütülmeli, geliştirilmeli ve şekillenmelidir.
Sevmek aslında tüm insanlığın kendinde geliştirmesi gereken bir duygudur. Huzurlu ve sağlıklı bir toplum için bu gereklidir. Çoğu insanın sevilmek istediğini anlatan yazar, aslolanın sevmek olması gerektiğini vurgular. Sevmek bir eylemdir diyen yazar, insanoğlunun, bu eylemi başkasından beklemek yerine, bireysel olarak gerçekleştirmesi gerektiğini anlatır. Sevgi eylemini bir sanat hâline getiren yolları ise şöyle sıralar: özen, sorumluluk, saygı, bilgi. İlk üç yol gayet açıkça anlaşılıyor. Bilgiyi ise yazar sevdiğimiz kişiyi tanımak olarak terennüm ediyor. Sevginin oluşması için kişinin karşısındaki insanı merak etmesi ve tanıması gerekir. Tanımanın, bilmenin olmadığı ilişkide sevgiden söz edilemez. Özellikle romantik ilişkilerde, bir insanı tanımadan devam ettirilen iletişimler yalancılıktan ve zaman hırsızlığından başka bir şey değildir. İnsan bilmediği kişiye sevgisini eylem olarak gösteremez. Sevgi dilde var ama eylemde yoksa, orada sevgi yoktur. Turgut Uyar’ın da dediği gibi “Gizlenen, gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevginin zerre değeri, kıymeti yok gözümde. Bu duvar da beni çok seviyor olabilir, bilemem.”
Daha sonra sevgi türlerine değinen yazar bunları; kardeş sevgisi, anne sevgisi, baba sevgisi, cinsel sevgi, kendini sevmek ve Allah (c.c.) sevgisi olarak açıklar. İnsan Rahman olan Rabbimizin kaynağından sevgi duygusunu alır. Sevmek zaten insanoğlunun özünde olan bir duygudur. İnsan bir sanatçı gibi bilgi, beceri, sabır ve idrak ile bu sanatı Rabbimizin menbaına uygun bir şekle dönüştürmelidir.Nasıl bir heykeltıraş bilgi, beceri, sabır ve vizyonuyla estetik eserler oluşturuyorsa, insan da sevme duygusunu bu şekilde dönüştürmelidir. Sevgi temel bir ihtiyaçtır, sevmek sevilmek hepimizin ihtiyacı olduğuna göre bu dönüşüm gereklidir. Sevgi tohumu bizim kalbimize atılmıştır bir kere, bize düşen bir çiçek büyütür gibi emekle, özenle, zamanla ve sabırla onu büyütmektir.
Sevmek sadece iki insan arasında olduğunda ise yazar bu durumu narsisizm olarak yorumluyor. Ona göre iki insanın toplumdan kaçıp birbirine sığınması ve dış dünyaya kapılarını kapatması gerçek sevgi değil, yalnızlığı iki kişilik yaşamaktır. Yazar bu durumu kapitalist sistemin getirisi olarak anlatırken, ben şöyle bir çıkarımda bulundum: Sevgi bir kaynak gibidir, nasıl ki kaynak akarken geçeceği yerler arasında seçicilik yapmıyorsa, insan da sadece bir kişiyi sevemez. Bu durum yüreğindeki o sevgi tohumunun fıtratına terstir. O kaynak dökülerek, akarak büyür ve gelişir. Bu nedenle sevginin fıtratına uygun eylemlerde bulunmak, insanın huzuru ve anlamlı yaşamı için gereklidir.
Şimdiye kadar anlattıklarıma baktığımızda hiçbir yerde kapatmak, gizlemek gibi mevzulardan bahsetmedim. Çünkü sevgi sevdiğini kapatmaz, engellemez. Aksine onu geliştirir, büyütür. Işığını engellemez, suyunu kesmez. Sevmek, sevdiğimizi en canlı, en renkli, en diri çiçek hâline getirmektir. Çiçek; açtıkça renkleri çoğalan, çoğaldıkça güzelleşen bir dönüşüm yaşıyorsa sevgi tam olarak orada bulunuyordur. Gülseren Budayıcıoğlu der ki: "Sevgiyi teraziye koyamazsın, onun bir ağırlığı yoktur. O sadece hafifletir, kendini onun yanında nasıl hissettiğindir önemli olan." Dolayısıyla sevgi varsa, iyi hissettirir, güzelleştirir.
Hasılı yazar bu kitapla sevginin edilgen değil, etken bir duygu olduğunu anlatır. Olması gereken o duyguyla yan yana yürümek değil, o duygunun içinde olmaktır. Sevmek sanat ise sevenler birer ustadır. Biz insanlar bu beceri ile doğduğumuz için, hem de en güzel iklim olan Rabb'imizin ikliminden bu esintiyi aldığımız için, bu sanatı en güzel şekilde icra edebiliriz.Yeter ki insan bu tohumun farkında olsun, onu sabırla, özenle, zamanla, emekle beslesin. Sevmek bu dünyanın kötülüklerine bir başkaldırıdır. Ne kadar sevebilirsen o kadar tablo güzelleşir. Sevgiyle çizilen en güzel portreleri yaşayabilmek ve nice sevgi dolu portrelere şahitlik edebilmek duasıyla...
Keyifli, istifadeli okumalar dilerim...
Yorumlar
Yorum Gönder